Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3268 E. 2006/4565 K. 18.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3268
KARAR NO : 2006/4565
KARAR TARİHİ : 18.04.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dayanılan sözleşme Borçlar Kanununun 213, T.M.K.nun 706 ve Noterlik Kanununun 89.maddeleri uyarınca biçimine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye dayanan vaat alacaklısı olan davacı, mülkiyet devir borcu altındaki satıcıdan taşınmaz mal mülkiyetinin hükmen tescilini istemiştir. 22.07.1998 tarihinde düzenlenen sözleşmede satış bedeli “500YTL” olarak gösterilmiş, dava da 13.12.2004 tarihinde 500YTL değer gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece sözleşmedeki değere itibar edilmiş, yapılan yargılama sonucunda davanın davalı yüklenici yönünden kabulüne, davalı arsa maliki yönünden reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Sözleşme konusu 1311 parselde 1 numaralı bağımsız bölüm işyerinin arsa payının değerinin “500YTL” olduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun düşmez. Dava 13.12.2004 tarihinde açıldığından ve mülkiyetin nakli bu tarih itibariyle talep edildiğinden, dava konusu taşınmaz malın dava tarihindeki değerinin keşfen araştırılarak belirlenmesi, saptanacak bu değere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan tarafların sözleşme ile görevli mahkemeyi belirleyebilecekleri düşünülemeyeceği gibi yine salt sözleşme bedeline bakılarak kamu düzenine ilişkin harç kaybına da neden olunmamalıdır.Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.Mahkemece bu yön gözetilmeksizin davanın esasına girilerek yazılı gerekçelerle karar verilmiş olduğundan hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.