YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4312
KARAR NO : 2006/5598
KARAR TARİHİ : 12.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.8.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve doğum tarihi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.2.2006günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, malik olduğu 58 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına baba adının ve doğum tarihinin eklenmesini istemiş, davanın kabulüne dair hüküm dairemizce, davacının dede ve amca isminin de “…” olduğu, bu nedenle mülkiyet nakline sebebiyet vermemek için malikin kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması yönünden araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın yeniden kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.Dava konusu taşınmaz, 1970 yılında 1937 tarih 187 tqhriri nolu vergi kaydı uyarınca “…” adına tespit ve tescil edilmiştir. Yapılan araştırmalarda vergi kaydına ulaşılamamıştır. Ancak, nüfus kayıtları incelendiğinde davacımız 1957 doğumludur. Taşınmaz her ne kadar ceddinden intikalen zilyedlik gerekçesiyle tescil edilmiş ise de, keşifte dinlenen tanıklar taşınmazı davacının babası …’nın kullandığını ona da babasından intikal ettiğini, …’nın ölümü ile de zilyetliğin davacıya geçtiğini beyan etmişlerdir. … 1988 yılında, …’nın babası ise 1310 doğumlu … olup 1971 yılında ölmüştür. Kayıtlar ile dinlenen bilirkişi ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, kayıt malikinin davacı olduğu hususu açıkça kanıtlanamamıştır. Davanın reddi gerekirken mülkiyet nakline neden olacak şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 12.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.