YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5764
KARAR NO : 2006/7148
KARAR TARİHİ : 20.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.8.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen 14.10.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçısı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, hissedarı olduğu 441 parsel sayılı taşınmaza diktiği 4 adet ceviz, 1 adet erik, 1 adet ladin ağaç ve yaptırmış olduğu tahta kulübenin davalıya ait 563 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını, iyiniyetle diktiği ve yaptığı muhdesatların kapsadığı yerin Medeni Kanunun 725 vd. maddesince adına tesciline, bu olmaz ise ağaç ve muhdesat bedeli 1.000.000.000 Tl.nin faizi ile tahsiline ve ayrıca 1.000.000.000 Tl. manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucu davalı 563 parselin 129,70 m2’lik kısmının 282.746.000 Tl. bedel karşılığında ifraz edilerek ayrı bir parsel numarasıyla davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü dahili davalı … mirasçısı … temyize getirmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 725.maddesi uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca tescile karar verebilmek için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle, muhdesat ve ağaç sahibinin iyiniyetli olmasına (subjektif koşul) ve muhdesat değerinin zemin değerinden açıkça fazla bulunmasına (objektif koşul) bağlıdır.
Somut olayda, davacı çapa bağlanmış taşınmazı üzerinde ağaç dikerken ve kulube yaparken komşu taşınmaza elatmıştır. Mülkiyet hakkı sahibi, bu hakkını kullanırken objektif özen yükümlülüğü altındadır. Kendi taşınmazının sınırlarını aşarak, hiçbir yasal dayanağı olmadan bir başkasının mülkiyet alanına girmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Mülkiyet hakkına taşkın kullanımın sonuçlarına katlanması gerekir. Bu durumda temliken tescilin subjektif koşulunun gerçekleştiğinden söz edilemez.
Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davacının iyiniyetli olmadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekir iken aksi düşüncelerle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 20.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.