Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/11826 E. 2007/14282 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11826
KARAR NO : 2007/14282
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.9.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç ilişkisine dayalı mülkiyet aktarımı, ikinci kademedeki istek ise, taşınmaza yapılan bina nedeniyle ödemelere karşılık alacak istemlerine ilişkindir.
Davalılar, davacı ile miras bırakanları arasındaki inanç ilişkisinin varlığını reddetmiş, davacının yurt dışından gönderdiği paralarla onun adına mevcut vekalet ilişkisine dayanarak 11 parsel üzerindeki binanın yapıldığını, kaldı ki, gönderilen bir miktar paranın vekalet ilişkisinin bedeli olarak davacı tarafından miras bırakanlarına bağışlandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,dava reddedilmiştir.
Hüküm davacı temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Somut olayda, davacı 12 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı ile kendisine ilerde 1/2’şer oranda paylaşılmak üzere satın alındığını, 1/2 payın iade koşulları gerçekleştirildiğinde iade edileceğini yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yurt dışından davalıların miras bırakana havale yolu ile gönderdiği bir miktar paranın da 9 parsel üzerindeki evin yapılmasına karşılık gönderildiğini de kanıtlayamamıştır.
Ne var ki, yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı ile inanç ilişkisini ve katkı payının tahsiline yönelik istemin dayanağını kanıtlayamayan davacı, 6.3.2006 günlü dilekçesinde yemin deliline de dayandığından davacıya, davalılara hem inanç ilişkisi, hem de alacak istemine yönelik talep hakkında yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekir. Değinilen yönün göz ardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.