Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/11966 E. 2008/56 K. 15.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11966
KARAR NO : 2008/56
KARAR TARİHİ : 15.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.04.2003 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, asli müdahil ise satış vaadi sözleşmesinin iptali, şerhin terkini ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacıların ve asli müdahilin davalarının reddine dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, davalı … vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.01.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asli müdahil vekili Av. … geldi. Karşı taraf gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_

Davacılar … ve … 648 ada 17 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 2 numaralı bağımsız bölümünü miras bırakanları …’ın davalının miras bırakanı … …’den noterde 18.11.1998 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın alarak bu sözleşmeyi 24.11.2998 tarihinde tapuya şerh ettirdiğini ileri sürerek , dava konusu taşınmazın sözleşmenin tapuya şerh edilmesinden sonra konulan haciz ve ipotek şerhlerinden arındırılmış olarak adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı … davayı kabul etmiştir.
Yargılamalar sırasında davaya asli müdahil olarak katılan … ise; davalı miras bırakanı … …’e ait 465 ada 57 parsel sayılı taşınmazı noterde 10.5.2000 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davalı miras bırakanının taşınmaz üzerine üçüncü kişiler
yararına konulan haciz şerhlerini kaldırmak suretiyle devretmeyi vaad ettiği halde haciz şerhlerini kaldırmadığını,bu haciz şerhlerinin kaldırılmaması ve ayrıca davalı miras bırakanına vermiş olduğu borç para nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerine lehine 20 8.2001 tarihinde 48.000.00 Y.T.L. bedelli ipotek konulduğunu, ipotek bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibi neticesinde taşınmazın icra memurluğunca satışa çıkarıldığını ve 26.6.2003 tarihinde yapılan ihale neticesinde taşınmazı satın aldığını, davacıların dayanak satış vaadi sözleşmesinin danışıklı olarak düzenlendiğini ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin iptali ile şerhin tapudan terkinini istemiştir.
Mahkemece cebri tescil isteminin, satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş ise de dava konusu taşınmazın ihale ile satıldığı,bu nedenle davalının taşınmazı davacılar adına tescil ettirmesinin imkansız olduğu ve Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca borç ilişkisinin sona erdiği gerekçesi ile reddine, asli müdahilin isteminin ise müdahilin taşınmaz maliki ile taşınmazı satın alan kişi arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin danışıklılık nedeniyle iptalini isteme yetkisinin bulunmadığı, satış vaadi sözleşmesinin ihaleden önce yapıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar , davalı ve asli müdahil temyiz etmişlerdir.
1-Davalı …’in temyiz isteminin, aleyhine acılan davanın reddedilmesi nedeniyle kanun yoluna başvurmada hukuki yararının bulunmadığından reddine.
2- Davacıların temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Tapu Kanununun 26 maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış geçerli bir satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilebilir. Tapu kütüğüne şerh edilmekle de o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Başka bir deyişle, satış vaadi sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh edilmekle lehine şerh konan kişi satış vaadi sözleşmesi ile edindiği kişisel hakkı güçlendirir ve bu şerhle kazandığı hakkını sonraki maliklere karşı da ileri sürebilir.
Somut olayda; davacıların dayanak 18.11.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne 24.11.1998 tarihinde şerh edilmiş, asli müdahil lehine konulan ipotek şerhi 20.8.2001 tarihinde tapu kütüğüne işlenmiştir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibi sırasında 17.4.2003 tarihli “Gayrimenkul açık artırma şartnamesi ve tutanağı “ başlıklı ihale tutanağında dava konusu taşınmazın … lehine olan 24. 11.1998 tarihli satış vaadi şerhi ile yükümlü olarak satışa çıkarılacağı ilan edilmiş , asli müdahil 3.6.2003 tarihinde taşınmazı şerhle yükümlü olarak satın aldığından 25 .6.2003 tarihinde … adına tescil edilmiş ve satış vaadi şerhi de korunmuştur.
Az yukarıda açıklandığı gibi satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmekle lehine şerh konan kişi satış vaadi sözleşmesi ile edindiği kişisel hakkını sonraki maliklere karşı da ileri sürebileceğinden ve asli müdahil taşınmazı satış vaadi şerhini bilerek satın almış bulunduğundan cebri tescil isteminin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3 – Asli Müdahil …’ın temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) bentte yazılı nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (3) Bentte yazılan nedenlerle asli müdahilin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 15.01.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.