Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12440 E. 2007/13980 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12440
KARAR NO : 2007/13980
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı Hazine temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağını 2.9.1954 tarih 2 numaralı tapu kaydı teşkil etmektedir. Bundan ötürü mahkemenin tapu kapsamını yöntemine uygun şekilde belirlemesi gerekir. Ancak, öncelilikle tapu kaydı bütün geldi ve gittileri ile birlikte ait olunan yerden getirtilmeli, kayıt maliki veya malikleri ile davacı arasındaki bağlantı kurulmalıdır.
Gerçekten, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarının kapsamının Türk Medeni Kanununun 719 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddeleri uyarınca krokisi ile belirleneceğinden duraksama yoktur. Harita ve krokisinin bulunmaması halinde ise kayıt kapsamı ilk tesisindeki sınırlara itibar edilerek sınırlarına göre belirlenmelidir. Bu belirleme yapılırken dava konusu 142 parsele komşu parsellerin tapulama tutanakları, bu parseller bir kayda dayanılarak revizyon görmüşse bu kayıt ve belgeler yine ilgili yerlerden getirtilmeli dosya bu şekilde keşfe hazırlandıktan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız bilirkişilerle uygulama yapılmalıdır. Diğer taraftan eldeki davada üzerinde durulması ve gözden kaçırılmaması gereken bir hususta kaydın… Köyü idari sınırları içersinde olması, dava konusu 142 parselin ise ayrı bir köy olan … köyünde bulunmasıdır. Bu durumda mahkemece dayanılan kaydın krokisi varsa kapsamı harita ve krokisine göre tayin olunmalı, aksi halde kayıt sınırları itibari ile uygulanmalı, bilirkişilere sorulacak sorularla sınırlar fen bilirkişisinin krokisine işaretlettirilmeli, bu arada bilirkişi sözleri getirtilecek komşu taşınmaz dayanağı revizyon belgelerle denetlettirilmeli, öte yandan sınırlarda değişebilir nitelikte ve taşınmazı kapsamayan açıklık varsa sabit sınırlardan itibaren kayda miktarına göre değer tanınmalı, uygulama Yargıtay denetimine elverecek şekilde fen bilirkişinin çizeceği krokiye yansıtılmalıdır.
Mahkemece tüm bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle dava kabul edildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.