Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12528 E. 2007/14694 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12528
KARAR NO : 2007/14694
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2005 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin … yönünden kabulüne, irtifak hakkı tesisi isteminin reddine, dair verilen 22.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 7478 sayılı yasanın 13. maddesi uyarınca Vilayet İdare Kurulu tarafından 30.03.1963 tarihli kararla davalıların malik olduğu 749 parseldeki su kaynağının köy tüzel kişiliği adına tahsis edildiğini ancak davalıların kaynak üzerinde muaraza çıkardıklarını oluşan elatmanın önlenmesiyle kaynak hakkının bir irtifak hakkı olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davada idari karara dayanıldığından, davanın da İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğini esasen kaynak suyunun yetersiz olduğunu açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalıların 749 parsel üzerindeki suya vaki elatmanın önlenmesini irtifak hakkı tesisi talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve davalılardan Nejdet Taşkın temyiz etmiştir.
1-Türk Medeni Kanununun 756. maddesi hükmünce kaynaklar arazinin bütünleyici parçasıdır. Bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Yeraltı suları kamu yararına ait sulardır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olunması sonucu doğurmaz. Diğer taraftan; Köy İçme Suları Hakkındaki 7478 sayılı Kanun köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacını temin ve tedarik ile DSİ Genel Müdürlüğünü görevlendirmiş, anılan yasanın 13. maddesi ise bu kanununun 1. maddesinin 2. fıkrası ile yapılması vilayetlere bırakılan köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacının temininde vilayet idare heyetine yetki tanımıştır.
Somut olayda da; 7478 sayılı yasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanan … Vilayeti Vilayet İdare Heyeti 30.03.1967 tarih ve 520-548 sayılı kararı ile davalıların maliki oldukları 749 parseli de kapsayacak şekilde su kaynağının kullanma hakkını davacı … Köyüne tahsis etmiştir. İl İdare Kurulunun sözü edilen ve idari işlerle oluşturulan bu kararı yöntemince ortadan kaldırılmadığı sürece hüküm ve sonuç meydana getireceğinden, mahkemenin davalıların maliki bulunduğu 749 parseldeki su kaynağına elatmanın önlenmesi isteğini kabul etmesinde yasaya aykırılık yoktur. Açıklanan bu nedenlerle davalılardan …’in bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda sözü edildiği üzere su kaynağı davalıların maliki bulunduğu 749 parselin yer altındadır. Türk Medeni Kanununun 756. maddesi hükmünce eğer kaynak başkasının arazisinde bulunmakta ise kaynak üzerindeki hak ancak bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescilli kurulabilir. Tek başına kaynağın idari bir kararla davacı … tahsis edilmiş olması haktan yararlanmak için yeterli değildir. O yüzden davacı köyün tahsis suretiyle kazandığı şahsi hakkını tapu kütüğüne irtifak hakkı olarak tescilini talep ederek güçlendirmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu istem hakkında da araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması yerine yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından, karar davacı köy yararına bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı köy tüzel kişiliği yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.