Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14328 E. 2007/15270 K. 03.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14328
KARAR NO : 2007/15270
KARAR TARİHİ : 03.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.08.2006 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı vekili 18.08.2006 tarihli dilekçesiyle davacının maliki olduğu 29 parsel sayılı taşınmaza sınır komşusu 34 numaralı parselin sahibi davalı … tarafından duvar inşaa etmek suretiyle müdahalesinin önlenmesi ve kal istemiştir. Davalı … duvarın imar yolunda kaldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı 34 sayılı parselin diğer müşterek maliki dahili davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece 08.03.2007 tarihli keşfen yapılan inceleme sonucu 12.03.2007 tarihli Belediye Başkanlığının cevabi yazısı ve 15.04.2007 tarihli keşif rapor ve krokisi alındıktan sonra davalının inşa etmiş olduğu duvarın 18.74.m2 miktarında davacı 29 sayılı parsele tecavüzlü olduğu anlaşılmış ise de, nizalı yerin imar yolunda kaldığı ve fiili olarak imar yolunun açık olmadığı bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, Medeni Kanununun 683. maddesine dayalı tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı adına kayıtlı 29 sayılı parsel tapu kaydı üzerinde henüz hukuken imar uygulaması gerçekleştirilip, tapuda işlem yapılmamış olması nedeniyle davacının çap kaydı halen hukuki değerini korumaktadır. Bu durumda 08.03.2007 tarihli keşfen yapılan inceleme sonucu 15.04.2007 tarihli keşif, uzman bilirkişi heyetinin rapor ve krokisine göre davalının yapmış olduğu duvarın davacının 29 sayılı parseli içersinde kalmış olup 18.74.m2 yüzölçümünde tecavüzün varlığı saptanmış olduğuna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve saya uygun hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.