Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14373 E. 2007/15377 K. 04.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14373
KARAR NO : 2007/15377
KARAR TARİHİ : 04.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.4.2006 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırı olarak yapılan elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemiyle açılıştır.
Davalı uyuşmazlık konusu duvarın koruma amacı ile yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, taraflara ait yapıların sınırını belirleyen ön ve arka bahçe duvarlarının yıkılarak eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 737.maddesi hükmü ile mülkiyet hakkının kapsamına ilişkin 683.maddeye sınırlama getirilmiş, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanılması sırasında maliklere komşuları etkileyecek taşkınlıktan kaçınma borcu yüklenmiştir.
Yasa hükmündeki taşkınlıktan maksat komşuluğun olağan hoşgörü sınırları aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derece etkili olabilecek iş ve işlemlerdir. Bu eylemlerin belirlenmesinde taşınmazın bulunduğu yerin, kullanma amacının niteliğinin mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gerekir.
Somut olaya gelince; dava dışı kooperatifin üyesi olan davacılar 20 numaralı yapının, davalı yer ise 19 numaralı yapının tahsis edildiği ve tarafların komşu oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemenin yıkımını hüküm altına aldığı duvar daha önce 90 cm. yüksekliğindeki duvarlara ilave olarak yapılan 50 cm.
yüksekliğindeki duvardır. Az yukarıda sözü edildiği üzere, sonradan yapılan bu duvarın yıkımı için zarar unsurunun yine az önce söz konusu yapılan verilere göre saptanmış olması gerekir. Oysa mahkemenin hükme dayanak aldığı bilirkişi raporunda sadece ve soyut olarak “sonradan eklenen tüm duvarlar sitenin genel yapısına uygun değildir ve komşudan izin almadan yapıldığı için komşuluk haklarına aykırıdır” gerekçesine yer verilmiştir. Bilirkişiler zarar unsurunun varlığını ortaya koymadıklarına göre davalının komşuluk hukukuna aykırı davrandığı kabul edilmez. Dava açıklanan bu nedenle reddolunmalıdır. Mahkemece değinilen bu husus göz ardı edilerek istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine 4.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.