Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/351 E. 2007/1190 K. 13.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/351
KARAR NO : 2007/1190
KARAR TARİHİ : 13.02.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.07.2005 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi, ağaçların kesilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine dair verilen 15.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı hissedarı olduğu ve kullanımında bulunan 1176, 1177, 1182 ve 1183 parsel sayılı taşınmazlar sınırına davalının ağaçlar dikerek taşınmazda bir miktar yeri sürülemez hale getirdiğini, davalı tarafından dere yatağına atılan atık maddelerin suyun yönünü değiştirmesi nedeniyle taşınmazına zarar verdiğini ve davalının taşınmaz sınırında bulunan tel örgünün yerinde oynama yaparak taşınmazının bir kısmına el attığını belirterek, davalının el atmanın önlenmesini talep etmiş, mahkemece ilk iki talep yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, üçüncü talep yönünden davanın reddine dair karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, yapılan yargılamaya ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı tarafından yapılan el atmayı taşınmazın üç ayrı yerinde üç ayrı biçimde açıklamıştır. Bunlardan ikisi kanıtlanamamıştır.
Sadece 1179 ile 1183 parseller sınırında davalının kendi taşınmazına diktiği ağaçların davacı taşınmazında bir miktar yeri sürülemez hale soktuğu ve davadan sonra ağaçların budanması sonucu bu tecavüzünde ortadan kalktığı yapılan keşif ve tanık anlatımları ile sabittir. Açıklaması yapılan bu eylem davanın açılmasına neden olduğundan yargılama giderlerinin red ve kabul edilen kısımlara göre taraflara paylaştırılmış biçimde yükletilmelidir. Bu yön bozma nedeni kabul edilmiştir. Ayrıca dava Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Değere itiraz edilmediğine göre davacı yararına tayin ve takdir edilecek ücreti vekalet sulh hukuk mahkemeleri için tarifede öngörülen miktarı aşmamalıdır. Bu konudaki mahkeme takdiri de yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince davalının temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.