Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/3765 E. 2007/4443 K. 18.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3765
KARAR NO : 2007/4443
KARAR TARİHİ : 18.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.3.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 05.12.2005 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı bağımsız bölüme davalının haksız elatmasının önlenmesi ve ecrimisil ödetilmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalı taşınmazda tahsis sahibi …’in kiracısı olarak bulunduğunu kullanma hukuki bir nedene dayandığından açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, çekişme konusu 6 numaralı bağımsız bölüme davalının elatmasının önlenmesine ve 928.77 YTL ecrimisil tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağı 5.12.2005 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesidir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri kaynağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alır. Bu tür sözleşmeler alacaklısına doğrudan taşınmaz mülkiyetini geçirmez. Ancak, ilerde taşınmaz mal mülkiyetinin alacaklıya aktarılmaması halinde Türk Medeni Kanununun 716.maddesine dayanılarak hükmen tescil isteme hakkı sağlar. Açıkçası, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri, asıl işlem ileride yapılmak üzere yapılan bir ön akit (akit yapma vaadi)dir.
Türk Medeni Kanununun 683/son fıkrası hükmünce de eşyayı haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi eşyanın malikine tanımıştır. Her ne kadar, 5.12.2005 günlü sözleşmede satış vaadi ile birlikte taşınmazın zilyetliğinin devredildiği yazılı ise de zilyetliğin devredilmediği davalının yedinde kaldığı iddia ve savunma ile sabittir.
Diğer taraftan, davacıya satışı vaad edilen 4. ada G-5 Blok 6 numaralı meskenin davacının bayii olan kişiye 28.9.2001 tarihinde deprem konutu olarak tahsis edildiği görülmektedir. 5543 sayılı İskan Kanununun 21.maddesi hükmüne göre tahsisin dayanağı olan İskan Kanunu uyarınca verilen taşınmaz malların temliki tarihinden itibaren 10 yıl süre ile satış vaadine konu yapılması ve tapu kütüğüne satış vaadi şerhi konulması olanağı yoktur. O yüzden, gerek Türk Medeni Kanununun 683.maddesinden yararlanması gerekse yasanın getirdiği takyitler sebebiyle taşınmazı devralması mümkün bulunmayan davacının açtığı davanın reddi yerine istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.