YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4712
KARAR NO : 2007/5386
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, köy boşluğuna elatmanın önlenmesi ve kal istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen davalı kullanımındaki yerlere elatmanın önlenmesine ve muhdesatın kal’ine karar verilmiş,
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten dava konusu yeri de kapsayan taşınmaza ait paftanın incelenmesinden çekişmeli yer ve benzerlerinin boşluk olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; Türk hukuk mevzuatında köy boşlukları ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Köy boşluğu kavramı uygulamada geliştirilmiştir. Yine kural olarak belirtilmelidir ki, hiç kimse tarafından kazanılmayan yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmünce Hazineye aittir. Fakat mülkiyeti Hazineye ait boşluklar eğer 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesindeki hizmet alanları arasında değilse koşulların oluşması halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilebilir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan
yerler ise hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami, genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ve kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşlukları ve benzeri hizmet malları olarak sayılmıştır. Bu gibi yerler özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, Belediye, Köy veya Mahalli İdare Birlikleri adına tespit olunur. Bunların dışında hizmet alanı olarak kullanılmayan boşluklar ise olağanüstü zamanaşımı zilyetliği ile kazanılabileceğinden bu gibi davalarda davacının Medeni Kanunun 6. maddesi hükmünce dava konusu yerin kamu hizmetinde kullanılan yerlerden olduğunu kanıtlaması gerekir. Aksi halde az yukarıda sözü edildiği üzere kamu hizmet alanı olarak kullanılmayan yerler zamanaşımı zilyetliği de kazanılabileceğinden o yerin salt köy boşluğu olması davanın kabulü için yeterli neden olmaz.
Somut olayda; dava konusu yapılan boşluğun herhangi bir kamu hizmetinde kullanıldığı iddia ve ispat edilmediğinden davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.