Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7466 E. 2007/8606 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7466
KARAR NO : 2007/8606
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.12.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 12.05.2000 tarihli biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, satış bedelinden bakiye bedeli alamadığı için ferağ vermediğini beyan etmiştir.
Mahkemece dava konusu parselin 13.09.2001 gün onanlı 1/1000 uygulama imar planında “Nato Boru Hattı ve Yeşil alan” olarak imar planı içinde kaldığı ve pay devrinin mümkün olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 (önceki Medeni Kanunun 634) ve Noterlik Kanunu’nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716 (önceki Medeni Kanun 642) maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tiğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki 12.05.2000 günlü biçimine uygun taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine göre, davalıya ait “…. 1002 parsel numarada kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak binadan 1. normal kattaki ve 27/165 arsa payına tekabül eden dairenin” 32.500 USD bedelle davacıya satışının taahhüt edildiği ve satış bedelinden 27.500 USD’nin peşin ödendiği geriye kalan 5.000 USD’nin kat’i ferağın verileceği 31.12.2000 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ancak anılan meblağın davacı vaad alacaklısı tarafından ödenmediği, davalı vaad borçlusunun ise keşide edilen ihtara rağmen tapu feragına yanaşmadığı ve bu nedenle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri iki tarafa hak ve borçlar yükler. Her iki tarafında sözleşme koşullarına uygun davranmaları “ahde vefa” kuralı gereğidir. Davacı taraf Borçlar Kanununun 81. maddesi gereğince kendine düşen mükellefiyeti yerine getirmedikçe karşı edimi isteme hakkına sahip değildir. Davacı akit gereği tescile talip olduğuna göre öncelikle ödenmemiş bulunan 5.000 USD borcunu ödemesi gerekir.
O halde, mahkemece bakiye bedelin (5.000 USD’nin depo edilecek gündeki T.C Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak YTL karşılığı) davacı tarafından mahkeme veznesine depo ettirilmesi ve bundan sonra istemin hüküm altına alınması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği hükmün davalı yararına BOZULAMSINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.