Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7652 E. 2007/8605 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7652
KARAR NO : 2007/8605
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.6.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 21.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı … köyü üzerine mera olarak yazılan 45 ve 94 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı köy adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir.
Davalı her iki parselinde davalı köy tüzel kişiliğine ait mera olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı köy ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 94 parselle ilgili vazgeçme nedeni ile, 45 parselle ilgili tapu sicilinde davacı köy adına kayıtlı olduğundan menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)
31.5.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “…tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı…”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.
Meralar üzerinde, aidiyet iddiasıyla, elatmanın önlenmesi, tapu iptali mera olarak sınırlandırma veya tespitin iptali ve mera olarak sınırlandırma davaları açılabilir.
Davayı, yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da Hazine açabilir. Davayı açan köy muhtarının veya Belediye Başkanının davayı kabule, vazgeçmeye ya da sulha yetkisi yoktur.
Somut olayda, davacı tarafa keşif sırasında 94 parselle ilgili davasından vazgeçmiştir. 442 sayılı Köy Kanununun 37/7.maddesi uyarınca köy muhtarı, köy tüzel kişiliğine ilişkin davalarda köyü temsil ile yetkili olup davayı kabul ve davadan feragate mezun bulunmamaktadır. Bu durumda 94 parselle ilgili davacı köy muhtarınının feragate yetkisi bulunmadığından feragat nedeniyle davanın reddi doğru değilse de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, sadece yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Diğer yandan Mahkemece 3.10.2000 tarih ve 844 sayılı yazı ekinde bulunan kamu orta malları siciline dayanılmış olmasına rağmen sicilin ilgili sayfasının tamamı görülmeden yarısı kapatılmak suretiyle çekilen fotokopiye değer verilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, meranın hangi köye ait olduğu sadece sicile dayanarak tesbit edilemeyeceğinden, yukarıdaki ilkeler esas alınarak, sicilin ilgili sayfasının bütününü gösterir örneği getirtilerek, mahkemece toplanan taraf delilleri ile birlikte değerlendirilerek dava konusu meranın hangi köye ait olduğu tesbit edildikten sonra hüküm kurulması yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 2.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.