Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/8254 E. 2007/8583 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8254
KARAR NO : 2007/8583
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.2.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 433 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında soyadının yanlış yazıldığını belirterek düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının tapu kaydında “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarında Cumhuriyet Savcısının bulunmasına gerek olmadığı ve duruşmalara katılmadığı halde karar başlığında Cumhuriyet savcısının gösterilmesi doğru olmamıştır.
2- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 433 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “…” olan soyadının nüfus kaydına uygun şekilde “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmazın tapulama tutanağının edinme sütununda … evlatları …, … ve … ‘ın tesbit tarihinden altı yıl önce bu yeri zilyetlerinden satın aldıkları belirtilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları taşınmazın bulunduğu Karaömerler köyünde … soyadı taşıyan başka kişilerin yasadığını beyan etmişlerdir. Bu durumda Nüfus Müdürlüğünden kayıtta adı geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin bulunup bulunmadığı sorulmadan, Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde kayıt maliki davacı ile aynı ismi ve soyismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve davacı ile kayıt malikinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.