YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8397
KARAR NO : 2007/9481
KARAR TARİHİ : 16.07.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.10.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3 parsel sayılı taşınmazına komşu 2 parsel maliki davalının baraka yapmak, gübre dökmek, kapı takmak ve su akmasına sebep olarak zarar doğurmak suretiyle elatmasının önlenmesi ve kal isteminde bulunmuş, Mahkemece istem hüküm altına alınarak barakanın, kapının ve gübreliğin kaldırılarak elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına ve komşuluk hukukuna dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Dosya arasında bulunan krokinin incelenmesinden taraflara ait 2 ve 3 parsellerin arasında elatılan kısım olarak gösterilen yer her iki tarafında mülkiyetinde olmayan bir yer olarak görülmektedir. Nevarki bilirkişi raporlarında bu kısmın hangi parsel içerisinde bulunduğu, ayrı bir düzenlemeye tabi olup olmadığı araştırılmamış doğrudan davacı parseli içerisinde kabul edilerek rapor düzenlenmiştir. Mahkemenin bu rapora dayanarak davaya konu yer davacı parseli içerisinde kalıyormuş gibi değerlendirme yaparak sonuca gitmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, taraf parselleri arasında kalan davaya konu bu kısmın kadastro paftasındaki durumunun ne olduğunun uzman bilirkişiler aracılığı ile tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek, davalının davacı parseline mülkiyet hakkı ve komşuluk hukukuna göre elatmasının olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır.
Kabule göre de, Hüküm fıkrası HUMK.nun 388 ve 389 maddelerine uygun bulunmamaktadır. Hüküm fıkrasında davacı ve davalıya ait parseller ters yazılmıştır. Bu şekli ile hükmün infaz edilebilir olduğu söylenemez.
Yukarda açıklanan nedenlerle yeterli araştırma ve incelemeye dayanmayan hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 16.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.