Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/8977 E. 2007/9480 K. 16.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8977
KARAR NO : 2007/9480
KARAR TARİHİ : 16.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.07.1993 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, dava konusu 511 parsel sayılı taşınmazda 09.03.1987 tarih 7681 yevmiye numaralı …. Noterliğince resen düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalılar murisleri … hissesinden satın aldığı 500 m2’lik kısmın tapusunun iptali ile adına tescili isteminde bulunmuş, yargılamalar sırasında taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davacı tarafın satın aldığı hisseye tekabül eden bölümün 111 ada 3 parsel olduğunu bildirmesi üzerine, davalılar murisinden taşınmazı yargılama sırasında satın alan şahıslar ve taşınmazın son maliki … davaya dahil edilmişlerdir.
Davalılar ve dahili davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ; davacının HUMK’nun 186. maddesinin kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak dava konusunu temellük eden kişiye karşı ayın davası olarak davasını sürdürdüğünü, daha sonra ikinci kez HUMK’nun 186/2 fıkrası gereği temlik eden taraf hakkında davayı zarar ve ziyan davasına çevirerek davaya devam edemeyeceğini, taşınmazı temellük edene karşı zincirleme satışların satış vaadi sözleşmesini boşa çıkarmak için yapıldığının da kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava açıldıktan sonra davacı vekili 20.11.1997 tarihinde yargılamaya katılmamış ve dava başvuruya bırakılmıştır yine 28.11.2001 tarihli oturumda da aynı şekilde katılmadığından 2. kez dava başvuruya bırakılmıştır. Son olarak 21.04.2004 tarihli oturumda da aynı durum tekrarlanmış ve dava 3. kez başvuruya bırakılmıştır. HUMK’nun 409/son fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten itibaren 3 kez başvuruya bırakılması halinde aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda bu hal gerçekleşmiş olup davanın açılmamış sayılmasına karar verilecek yerde işin esası hakkında yazılı olduğu gerekçe ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 16.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.