YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9727
KARAR NO : 2007/11243
KARAR TARİHİ : 02.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.8.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tescil isteminin reddine, alacak isteminin ise davalı … yönünden kabulüne dair verilen 20.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı … … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 36 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile 542 ada 229 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı … …’na ait hisseyi noterde 8.7.2002 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi uyarınca diğer davalı … ile birlikte yarı yarıya satın aldıklarını , ancak dava konusu hissenin tamamının kötüniyetli olarak tapudan … …’a devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı taktirde satış vaadi sözleşmesi uyarınca ödemiş olduğu 4250.00 Y.T.L.nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu hissenin davacının istemi ile tapudan … …’a devredildiğini, ödemiş olduğu bedelin ise senet ile iade edildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu hissenin tapudan davalı …’a devredildiği ve satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının kalmadığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteminin reddine, satış vaadi sözleşmesi ile ödenen 4250.00 Y.T.L.nin davalı … …’ndan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı … … temyiz etmiştir.
1- Noterde 8.7.2002 tarihinde biçimine uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davalı … … 542 ada 229 parsel sayılı taşınmaz ile 36 ada 15 ( ifrazen 542 ada 231 parsel ) parsel sayılı taşınmazlardaki miras yolu ile
kendisine intikal eden hissesini 8500.00 Y.T.L. bedelle yarı yarıya davacı … … ile davalı …’a satmış, 10.4.2003 tarihinde ise hissesinin tamamını tapudan … …’a devretmiştir.
Medeni Kanunun 3. maddesinde , “ Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz” hükmü öngörülmüştür. 8.7.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi davanın tarafları arasında düzenlendiğinden davalıların iyi niyetli olduklarını kabule olanak yoktur. Başka bir anlatımla, vaad borçlusu … … ile davalı …, dava konusu taşınmazlardaki …’a ait hissenin yarı yarıya davacı ile davalı …’e satıldığını bildiklerinden Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen objektif dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiklerinin kabulü gerekir.
Öte yandan; davalılar dava konusu taşınmazlardaki sözleşmeye konu hissenin davacının istemi ile davalı …’a tapudan devredildiğini savunmuşlar ise de ; 8.7.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi , H.U.M.K.nun 287 ve devamı maddelerinde düzenlenen resmi senetlerden olup, aksi anılan yasanın 290. maddesi uyarınca aynı nitelikteki senetle … edilmesi gerekir. Davalılar , dava konusu hissenin satış vaadi sözleşmesinin aksine , tamamının tapuda davalı …’a devredilmesinin istendiğini senetle … edemediklerinden bu savunmalarına da itibar edilemez .
Tüm bu nedenlerle,dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi uyarınca hisse tesciline engel bulunmadığının anlaşılması halinde davacının ayın isteğinin kabulüne karar vermek gerekirken , yazılı gerekçe ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2- Bozma nedenine göre davalı … …’nun temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) bentte yazılı nedenlerle davalı … …’nun temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, 2.10.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.