Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13152 E. 2008/13253 K. 10.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13152
KARAR NO : 2008/13253
KARAR TARİHİ : 10.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davaya konu 498, 499, 500, 501 parsel sayılı taşınmazlar kaydında murislerinin “… mirasçıları” şeklinde yazılı olan kimlik bilgilerinin “1310 doğumlu, … ve … oğlu … …” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek doğum tarihi ve anne adı eklenmesine ilişkin istemin reddine, davaya konu taşınmazların tapu kaydının “… oğlu … …” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava Türk Medeni Kanunun 1027. maddesi uyarınca açılan tapuda kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
“Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi ve anne adı yer almamıştır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan
işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmesi gerektiğinden mahkemece doğum tarihi ve anne adının eklenmesi istemlerinin reddine dair verilen kararda yasaya aykırılık yoktur.
Ne var ki, eklenen baba adı ve soyadı yönünden; davaya konu taşınmazlara dayanak teşkil eden tapulama tutanaklarının edinme bölümünde malik …’in … ile olan evliliğinden …, …, … …, … …, … isimli çocuklarının olduğu, fakat veraset belgesi ibraz edilmediğinden … mirasçıları adına tespitin yapıldığı yazılıdır. Davacılar murisi … oğlu … …’in nüfus kaydının incelenmesinden … ile evliliğinden olan tek çocuğu …’in olduğu, …’in çocukları arasında da tapulama tutanağında belirtilen mirasçıların bulunmadığı görülmektedir. Yine tapulama tutanağına göre muris …’in…, …, … isimli kardeşleri olduğu yazılı iken, nüfus kaydına göre … oğlu … …’in … ve … isimli iki kardeşi olup bu yönden de kayıtlar arasında bir uyumsuzluk vardır.
Ayrıca nüfus müdürlüğü ve zabıta aracılığı ile yaptırılan araştırmalarda kayıt maliki hakkında araştırma yapılmayarak, sadece taşınmazın bulunduğu köyde davacılar murisi ile aynı isimde bir başkasının bulunup bulunmadığı araştırılmış olduğundan, verilen cevaplar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece, tapulama tutanağında kayıt maliki olması gerektiği, fakat veraset belgesi sunulamadığı için adlarına kayıt yapılamadığı bildirilen ve yukarıda sayılan kişilerin nüfus müdürlüğünden araştırılıp, tespit edilebilen kişiler huzuru ile taşınmaz başında keşif yaparak mülkiyet iddialarının bulunup bulunmadığının sorulması, bu konuda yerel bilirkişi dinlenilmesi, zabıta ve nüfus araştırmasının tutanakta yazılı bu kişiler yönünden tekrar yapılması, açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken mülkiyet aktarımı kuşkusu doğuracak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.