Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13587 E. 2008/14576 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13587
KARAR NO : 2008/14576
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.03.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilllerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı genel yola çıkışı bulunmayan 153 parsel sayılı taşınmazı lehine davalılara ait 256 ve 253 parsel sayılı taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiş, davalı hazine vekili diğer taşınmazlar üzerinden kurulacak geçit alternatiflerinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, 153 parsel sayılı taşınmaz lehine, 256 ve 253 parsel sayılı taşınmazlardan geçit oluşturulmuş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı kurulması istemiyle açılmıştır.
Geçit irtifak hakkı kurulmasına ilişkin davalarda verilen kararların sonuç bölümünde hükmü infaz edecek görevlilerin infaz işlemini kolaylaştırıcı hüküm bölümlerinin gösterilmesi gerekir. Eğer bilirkişi krokisi hükme esas alınmış ise hükümde o krokinin infazda nazara alınması gerektiği hususu da yer almalıdır.
Somut olayda mahkemece 13.05.2008 günlü fen bilirkişisi tarafından oluşturulan krokinin infazda nazara alınmasına karar verilmesi ve hükümbölümünde yazılması gerekirken yazılmadığı gibi böyle bir bilgi gerekçede dahi yer almamıştır.
Yine dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekili olsa bile yararına avukatlık ücreti verilmemesi gerekirken mahkemece bu ilkeye de uymayarak yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesi ve davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan her iki yön de bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Hüküm bölümünün 1. paragrafına son cümle olarak “fen bilirkişi İlker Kanyılmaz tarafından verilen 13.05.2008 tarihli kroki ve raporun hükmün eki sayılmasına,” cümlesinin eklenmesine,
Masraflar ile ilgili üçüncü, vekalet ücretine ilişkin dördüncü paragraflarının hükümden çıkartılmasına ve yerlerine “ Davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ VE DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.