Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15333 E. 2009/1418 K. 06.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15333
KARAR NO : 2009/1418
KARAR TARİHİ : 06.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.11.2007 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki belirtmenin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, beyanlar hanesindeki belirtmenin terkini isteğine ilişkindir.
Davacılar, 292 ada 116 parsel sayılı kat irtifaklı taşınmazların tapu kaydında “3194 sayılı Kanununun 32-42 maddeleri kapsamında bu parsel üzerindeki bina için ruhsat ve eklerine aykırı inşaat yapıldığından Bakırköy Belediyesince yıkım ve para cezası verildiği bildirilmiştir.” şeklinde belirtme bulunduğunu, bu belirtmenin yasal dayanağının olmadığını ileri sürerek terkin isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen “beyanlar”ın amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktır.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerine yapılan bina nedeniyle Bakırköy Belediye Başkanlığınca çeşitli tarihlerde yapılan tesbitlerde binanın ruhsat ve projesine aykırı olarak inşa edildiği, yıkım ve mühürleme kararı verilmesine rağmen işaata devam edildiği, 16.9.2003 ve 23.9.2003 tarihli Encümen Kararları ile de 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42. maddeleri uyarınca yıkım ve para cezası uygulamasının ve bu hususun tapu kaydında da gösterilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Tapu Sicil Müdürlüğünce de Encümen Kararı doğrultusunda 292 ada 116 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar sütununa 9.10.2003 tarihli ve 1885 yevmiye numaralı “3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42. maddeleri kapsamında bu parsel
üzerindeki bina için ruhsat ve eklerine aykırı inşaat yapıldığından Bakırköy Belediyesince yıkım ve para cezası verildiği bildirilmiştir” şeklinde belirtme yapılmıştır. Belirtmede sözü edilen İmar Kanununun 32. maddesi ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılara ilişkin yıkım kararı verilmesinin koşullarını, 42. maddesi ise ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapanlara para cezası verilmesi hususunu düzenlemektedir. Anılan maddeler ile çarpık yapılaşmanın önüne geçilmek istenmiş, bu husus yaptırıma bağlanmıştır.
Yukarıda belirtildiği gibi tapu kaydında yer alacak beyanların amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir. Davacılara ait taşınmazdaki binada ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşma nedeniyle verilen yıkım kararının tapu kaydına işlenmesi buradaki fiili durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri koruma amacına yöneliktir. Diğer bir anlatımla, çarpık yapılaşmayı önleme ve buna bağlı olarak kamu düzenini koruma amaçlı İmar Kanununun 32 ve 42. maddeleri hükmü gereğince alınan Encümen Kararlarının beyanlar sütununda gösterilmesi yasal düzenlemelere ve beyanların fonksiyonuna aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkemece, bu yön gözardı edilerek davanın kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 06.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.