Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/4727 E. 2008/5825 K. 05.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4727
KARAR NO : 2008/5825
KARAR TARİHİ : 05.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … birleşen davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … mahkemenin 2006/106 Esasında kayıtlı davada; yüklenicinin temliki nedeniyle 385 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 6 numaralı bağımsız bölümünün tapu iptali ve tescilini istemiş, birleştirilen 2007/28 Esas sayılı dava dosyasında yüklenici Kınacıoğlu Ltd. Şti. aleyhine aynı nedenlere dayalı olarak istemini tekrar etmiştir.
Birleştirilen 2007/30 ve 2006/111 Esas sayılı davalarda, davacı … aynı davalılar aleyhine açtığı aynı nedenlere dayalı davalarında binanın 7 numaralı bağımsız bölümünün adına tescilini talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri … ve …, 23.03.1994 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde yüklenicinin kendilerine özgülenen ve binanın zemin katında bulunacak kapalı bir otopark işini taahhüt ettiğini, bu edimini yerine getirmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici, yetkili mercii olan Belediyenin otopark yapımı için ruhsat vermediğini, bundan dolayı arsa sahiplerine farklı yerlerden otopark yeri teklif ettiğini, ancak bu isteğinin de kabul edilmediğini, davanın reddini bildirmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalar kabul edilmiştir.
Hükmü, arsa sahibi olan davalılar … ve … temyiz etmiştir. devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesidir. Genel olarak eser sözleşmelerinde sözleşmenin yüklenicisi olan taraf belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder ve kural olarak da aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır. Aksi halde, sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Böyle bir durumda da bir taraf edimini yerine getirmiş kabul edilemez. Bir sözleşmede edimin yerine getirildiğinden söz edebilmek için borçlanılan eda ile (eseri meydana getirme borcu) fiilen yerine getirilinenin sadece söze bakılarak değil amaç itibariyle birbirine uyması gerekir. Sözleşmede beklenilen gayeye ulaşılamaması ya da bu gayenin tehlikeye düşmesi durumunda edanın (eserin) varlığından söz edilemez.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Gerçekten, davalılar arasındaki 23.03.1994 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin son sayfasında not olarak “mal sahibi teras kattaki 1/2 hissesini müteahhide verdiği takdirde, müteahhidin Örmeci İnşaattan vereceği iki adet dairenin tüm mutfak dolaplarını müteahhit yapacaktır. Müteahhit ayrıca mal sahiplerine bir adet kapalı garaj verecektir” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davalı yüklenicilerin sözleşmedeki ediminin tam olarak yerine getirildiğinin kabulü için yüklenicilerin bu taahhüt işlemini de eda etmesi gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış ise de, taahhüt işleminin tarafı yüklenici olduğundan ve taahhüt işlemi ihlali nedeniyle davalı arsa sahipleri tarafından ileri sürülecek istekler açılacak ayrı bir davada incelenebileceğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı arsa sahiplerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 05.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.