Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/6992 E. 2008/8540 K. 26.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6992
KARAR NO : 2008/8540
KARAR TARİHİ : 26.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.12.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1973 yılında 73 numaralı Toprak Tevzi Komisyonunca çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalar sırasında çekişmeli taşınmazın mera olarak belirtilen alanda kaldığını ileri sürerek kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Hazine’nin temyizi üzerine Dairemizce ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mera iddiası ile açılmıştır. Yörede 1973 yılında 73 numaralı Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalar yapmış, belirtme tutanakları ve bunlara ait paftalar düzenlenmiş ise de, iş yarım bırakılarak çalışmaların kesinleştirilmediği anlaşılmaktadır. 1973 yılında kısmen belge haline gelmiş komisyon çalışmalarına göre davaya konu, kadastroca 130 ada 1 parsel numarası ile sınırlandırılan yer belirtmelik paftasında mera olarak belirtilen 142 ve 157 parsel ile özel mülkiyet olarak belirlenen 162 ve 163 numaralı parseller içerisinde kalmaktadır. Bu tutanaklar kesinleşmese bile teknik bilirkişiler ile yerel bilirkişiler tarafından eksiksiz biçimde imza altına alındıklarına göre herhangi bir değer ifade etmediklerini söylemek yanlış olur. Nitekim, eldeki davanın yargılamasında keşif yerinde hazır edilen uzman Zirai Bilirkişi Mühendis … …’de 01.10.2007 günlü düzenlediği raporunda, işlenmekle sonradan karakteri bozulan arazi bölmelerinden komisyon paftasına göre A, B ve E harfleriyle gösterilen kısımların öncesinin mera olduğunu tespit etmiştir. Mahkemece verilen kabule yönelik kararın A, B ve E harfleri ile gösterilen bölümler için yerinde olduğu ve bu bölmelere yönelik temyiz itirazlarının yerinde bulunmadığından reddine karar vermek gerekir.
Gerek 1972 yılında yapılan ve 1973 yılında harita ve belgeye geçirilen durumlarına göre C ve D harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin 162 ve 163 numara ile belirtilen zirai nitelikli bölmelerde kaldığı açıktır. Bu nedenlerle 1972 yılında dahi niteliği bozulan mera kapsamında olmayıp, öteden beri ziraat arazisi olduğu anlaşılan C ve D bölmeleri için davanın reddi gerekirken, bu yerleri de kapsar biçimde davanın tümden kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.