YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7164
KARAR NO : 2008/8612
KARAR TARİHİ : 30.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı ile 12.11.1997 başlangıç tarihli 2 yıl süreli otel işletme sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme süresinin 12.11.1999 tarihinde bitmesi gerekirken davalının işletmeye el koyarak 26.12.1998 tarihinde üçüncü kişilere kiraladığını, işletmede kendisine ait bazı demirbaşları kaldığını, tespit yaptırdığını, eşya bedeli 500.000.000.TL. ile sözleşmeye aykırı davranışlardan ötürüde 500.000.000.TL.nin davalıdan tahsilini istemiş, bu isteğinden yargılama aşamasında vazgeçmiş, verdiği ıslah dilekçesi ile de eşya bedeline ilişkin talebini 5 milyar liraya çıkarmıştır.
Davalı, zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı isteminin 1857.50 YTL. üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın nedeni, 12.11.1997 başlangıç tarihli ve 2 yıllık süreli hasılat kira sözleşmesidir. Gerçekten, bu sözleşmeye göre, süresi 12.11.1999 tarihinde bitecek olan sözleşme davalı tarafından eylemli olarak feshedilmiş, işletme 26.12.1998 tarihinde üçüncü kişilere kiralanmıştır. Gerek tespit raporuyla, gerekse yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesiyle davacıya faturalanmış işletmede kullanılan bir kısım malzemelerin davalı üzerinde kaldığı sabittir.
Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, davalının zamanaşımı def’idir. Bilindiği üzere zamanaşımı, mahkemece doğrudan doğruya gözetilmesi gereken itiraz sebeplerinden ayrı bir usul ilkesidir. Ancak, borcun varlığının incelenmesine engel olan onu ileri sürenler yararına sonuç meydana getiren bir müessesedir.
Her ne kadar Borçlar Kanunu’nun 126. maddesinin 1. bendinde kira karşılığı alacaklar için 5 senelik zamanaşımı süresi öngörülmüş ise de; bu hüküm kira sözleşmesinden … her türlü alacak kalemleri için değil, sadece kira karşılığı alacakların tahsili için açılan davalarda uygulanır. Eldeki dava, kira alacağı için açılmış bir dava olmayıp, davada kiralayan yedinde kaldığı ileri sürülen demirbaşlar bedelinin tahsili için açıldığından, dava Borçlar Kanunu’nun 125. maddesince 10 senelik zamanaşımına tabidir. Olayda otel işletmesinin üçüncü kişilere kiralanması 26.12.1998 tarihinde yapıldığından Borçlar Kanunu’nun 128. maddesi hükmünce 10 yıllık zamanaşımı süresi 26.12.2008 tarihinde dolar, dolayısıyla 05.03.2004 tarihinde açılan davada zamanaşımı savunması yerinde değildir.
Davalının açıklanan nedenle zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak;
Dava dilekçesinde kabul edildiği üzere, otel işletmesi kira sözleşmesi bitmeden üçüncü kişiye 26.12.1998’de kiralanmış, davacının alacağı bu tarihte istenebilir hale gelmiştir. Nitekim davacı tarafından 12.02.1999 tarihinde yaptırılan tespitte eşyaların nitelikleri bilirkişi tarafından saptanmıştır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 05.03.2004 tarihinde açılmış, bilirkişi işletmede kalan eşyaların değerini dava tarihine göre hesaplamıştır. Görülüyor ki, davayı 26.12.1998 tarihinden sonra makul sürede açması gereken davacı davayı 05.03.2004 tarihinde açarak davalı zararının kusuru ile artmasına neden olmuştur. O yüzden, Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi hükmünce hakimin zarar ve ziyan miktarını tenkis etmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; gerek duyulursa tenkis edilecek miktarı saptamak üzere bilirkişilerden ek rapor almak ve yazılanlar çerçevesinde bir sonuca ulaşmak olmalıdır.
Değinilen husus gözetilmediğinden kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.