YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7361
KARAR NO : 2008/8635
KARAR TARİHİ : 30.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı köyler; Zenginyurdu merası (yaylası) olarak bilinen merada kadim kullanma haklarının bulunduğunu fakat davalı köyün tahsis iddiasında bulunarak meradan yararlanmalarına engel olduğunu beyanla davalı köyün elatmasının önlenmesini istemişlerdir.
Davalı Köy, davaya konu meranın köylerine tahsisli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı …, , … köyleri yönünden kesin hüküm bulunduğundan dava şartı oluşmadığı, diğer davacı köyler yönünden ise meranın davalı köye tahsisli olması nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa … olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)Meralar üzerinde, aidiyet iddiasıyla, elatmanın önlenmesi, tapu iptali mera olarak sınırlandırma veya tespitin iptali ve mera olarak sınırlandırma davaları açılabilir.
Mera yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmada ileri sürdükleri verilerin tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun yeterince araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığı aracılığıyla araştırılması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.
Mahkemece yapılacak keşifte, tahsise dayanılıyorsa, tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mera olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun , çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak, uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir.
Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, mahkemece davanın çözümünde keşfen inceleme yoluna başvurulmamış, daha önce davalı … ile davacı köylerden Başoba, Kazimiye, … köyleri arasında görülen Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/186 esasında kayıtlı dava ile yine Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/50 esasında kayıtlı dava dosyasında yapılan keşif sonucu verilen raporların incelemesi ile yetinilmiştir.
Davalı köyün iddiasına dayanak yaptığı 17.06.1936 tarih ve 61 sayılı tahsis kararı sınır ve miktar belirtmediğinden her ne kadar yukarıda anılan davalar sonucu verilen kararlardan tahsisin sınırlarının belirlenmesi yönünden yardımcı delil olarak yararlanma olanağı varsa da davacı köylerin kadim kullanma … talep ettikleri yerlerin tespiti ve tahsisli yer ile uyuşup uyuşmadığının belirlenmesi ve eldeki çekişmenin giderilmesi sadece o dosyaların keşif sonucuna dayanılarak olanaklı değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, tarafların bildireceği delilleri toplamak, yukarıda anılan dosyalar ile davacı köyün dayandığı tahsis kararının iptaline ilişkin olarak görülen Erzurum İdare Mahkemesinin 1991/526 esas sayılı dava dosyası getirtilip, bu dosyalardaki delillerden de yararlanarak, keşif icrası ile taşınmazın evveliyatının ne olduğunu yöreyi iyi bilir yerel bilirkişilere açıklatmak, yerinde ziraat ve fen bilirkişisi de bulundurarak keşfen inceleme yapılıp istem sonucu hakkında hüküm kurmak olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.