YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7615
KARAR NO : 2008/8633
KARAR TARİHİ : 30.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan …vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, biçimine uygun düzenlenen 15.02.2007 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar satış vaadi sözleşmesinin hile ile yapıldığını, sözleşme tarihinde sözleşme yapma ehliyetlerinin bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ve taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan sözleşmenin ifa kabiliyeti olmadığını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeni ile ifa olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili esasa yönelik olarak, davalılardan …vekili ise vekâlet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Davada 15.02.2007 tarih ve 73 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Davalılar açıkça murisleri adına tapuya bağlı bulunan 10662 parsel numaralı taşınmazdaki miras paylarını satış bedeli olarak 2700,00. YTL. karşılığı …’e satmayı vaad etmişlerdir. Satış vaadine konu edilen 10662 parsel sayılı taşınmazın … kızı … … adına tam mülkiyet olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Atabey Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.08.2001 tarih ve 2001/55-53 sayılı veraset belgesine göre kayıt maliki … … 24.07.2000 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçı olarak eşi …ile kızı …’ı bırakmıştır. Bunlardan başkaca mirasçısı bulunmamaktadır. Görüldüğü üzere davada husumet kayıt malikinin bu iki mirasçısına yöneltilmiştir. Ölümle mirasın açılacağı ve mülkiyetinde yasa gereği resen mirasçılara geçtiği açık olup, husumetin elbirliği mülkiyeti paydaşlarına eksiksiz şekilde yöneltildiği açıktır. Bu nedenle davada husumetin yöneltilmesinde bir eksiklik olmadığından işin esası hakkında karar verecek yerde, başka bir mirasçıda varmış gibi elbirliği mülkiyetinin çözülmeden temlikte ifa olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalılardan …vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.