Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/9780 E. 2008/11703 K. 15.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9780
KARAR NO : 2008/11703
KARAR TARİHİ : 15.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının üzerine ev yaptığı binanın bulunduğu taşınmazın adına tescili için açtığı davada tescil istenen yerin Karayolları kamulaştırma sınırlarında kaldığının saptandığını ve tescil davasının bu nedenle reddedildiğini ileri sürerek Karayolları kamulaştırma sınırları içerisinde kalan yere davalının elatmasının önlenmesi ve binanın yıkımı isteminde bulunmuştur.
Davalının katılmadığı yargılama sonunda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava Karayolları kamulaştırma sınırları içerisinde kalan diğer bir anlatımla 2981 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesi kapsamında yol olarak kabul edilen yere elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Dava konusu yerin kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı hususu davalının açtığı tescil davası sırasında kabul edilerek kesinleşmiştir. Ancak, yargılama aşamasında taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları başlamış ve 7 parsel sayılı taşınmazın tutanağı davacı adına düzenlenmiştir. Mahkeme dava konusu yerde kadastro çalışmalarının başlamış olması ve tutanağın düzenlenmesi hususunun tescil davası sırasında verilen hüküm nedeniyle somut olayı etkilemeyeceğini kabul etmiş ise de tutanak zeminde uygulanmamış, elatmanın önlenmesine karar verilen yeri tamamen ya da kısmen kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir.
Bilindiği gibi, 3402 sayılı Yasanın 27/1. maddesi hükmü “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte bu mahkemenin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” şeklindedir. Eldeki davada da, nizalı taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapıldığına ve tutanak düzenlendiğine göre dava konusu yerin bu tutanak kapsamında kalıp kalmadığı hususu saptanmalıdır. Tutanak kapsamında kalmıyorsa mahkeme yargılamaya devam etmeli, nizalı yeri de kapsar şekilde tutanak düzenlenmiş ise Hukuk Mahkemesinin görevi sona ereceğinden dosyanın Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan açıklandığı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.