YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11374
KARAR NO : 2009/14113
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.10.2007 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekili, temyizen incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.12.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … ve … vekilleri Av. …ile davacılar vekili Av…. ve diğerleri geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 14.03.1974 günlü biçimine uygun düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine ve 21.02.2007 tarihinde davalı … tarafından diğer davalılar lehine tapuda gerçekleştirilen temliki işlemin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve (murisleri adına) tescili istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, satış vaadi sözleşmesinin tanzim tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca tapuda iyiniyetli malik olarak mülkiyet hakkını edindiklerini söyleyerek davanın reddini istemişlerdir.
Davalı …, satış vaadi sözleşmesinin tanzim tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca satış vaadi sözleşmesinin tarafı olan murislerin davacılar haricinde başka mirasçılarının da bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, …ilçesi, …köyü, 92 parselde davalılar …, …, …, … ve …’ya ait hisselerin iptali ile bu kişilere ait hisselerin eşit oranda davacıların ayrı ayrı murisleri olup, yukarıda bahsi geçen satış vaadi sözleşmesinde vaat alacaklısı olarak görünen …, …, … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili ile davalı … ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Davacılar …, …, … ve … 14.03.1974 günlü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarafı değildirler. Bahsi geçen satış vaadi sözleşmesinin tarafları …’ın murisi …, …’ın murisi …, …’in murisi … … ve …’nin murisi … …’dur. Yine dosya arasındaki veraset ilamları incelendiğinde …, …, … … ve …vefaat etmiş olup, adı geçen vaat alacaklılarının her birinin davacılardan başka mirasçıları da olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun “Mirasın Kazanılması” başlıklı 599.maddesinde; mirasçıların, miras bırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanacakları öngörülmüştür. Bu madde hükmü gereğince, 14.03.1974 tarihli satış vaadi sözleşmesinde vaat alacaklısı olarak görülen …, …, … … ve … …’un vefatları ile miraslarının kanundan dolayı tüm mirasçılarına intikal ettiği sabittir. Dosya arasındaki veraset belgelerinden …’ın davacı … dışında, …’ın davacı … dışında, … …’in davacı … dışında ve … …’un da davacı … dışında başka mirasçılarının da belirlendiğine göre, davacılar …, …, … ve …’nin murisleri adına tek başlarına bu davayı açmaya hakları olmadığı anlaşılmaktadır. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.