Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/13053 E. 2009/14229 K. 16.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13053
KARAR NO : 2009/14229
KARAR TARİHİ : 16.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.05.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tahsis hakkına dayalı elatmanın yıkım suretiyle önlenmesi ve ecrimisil istemleri ile açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişinin 16.02.2007 tarihli krokisinde 17 parsel olarak işaretlediği taşınmaza yönelik olarak davalı şirketin elatmasının bu yerde bulunan trafonun yıkımı suretiyle önlenmesine, davalı gerçek kişi Şerafettin’in vaki müdahalesinin men’ine, bu davalı hakkındaki yıkım isteminin fahiş zarar meydana geleceğinden reddine, 2.083.00 TL ecrimisil ve işlemiş faizinin asıl alacağa faiz yürütülerek davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davacı ile davalılardan şirket temyiz etmiştir.
1- Davacıya 17 sayılı parsel maliki Hazinenin 25.10.1984 tarihinde yaptığı tahsis hakkın konusu olan taşınmazı zilyetliğinde bulundurma, yöneltme, kullanmam ve ondan yararlanma yetkisi sağlayacağından davacı yararlanmanın engellenmesi halinde bunun karşılığı olan ecrimisil isteminde bulunabilir. Ancak, davacıya yer teslimi 4.3.2003 tarihinde yapıldığından talep edebileceği ecrimisil bu tarihten dava tarihine kadar geçen süre için olabilir. Mahkemece bu tarihlerin dışına çıkılarak fazla ecrimisil hesabı doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, kural olarak zeminle bütünleşen ve onun ayrılmaz parçası haline gelen yapı Türk Medeni Kanununun 718.maddesi gereğince o taşınmazın maliki kimse ona ait kabul edilir. Dolayısıyla tahsis hakkı sahibinin yapının kal’ini talep yetkisi yoktur. Mahkemece bu saptamada bir yana bırakılarak davalı şirkete ait trafonun kal’ine karar verilmesi açıklanan nedenle doğru değildir.
Karar belirtilen nedenlerle davalı şirket yararına bozulmalıdır.
2- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de, dava konusu yapılan ve 16.02.2007 tarihli krokide (A) ile gösterilen yer hakkındaki elatmanın önlenmesi davası kabul edildiğine göre bu bölüme hasren davacı şirket yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi doğru değildir.
Karar bu nedenle de davacı yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacı şirket 2.bent uyarınca da davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 16.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.