Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/13858 E. 2010/2526 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13858
KARAR NO : 2010/2526
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.01.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, Adil aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 29.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.03.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, 08.03.1984 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince davalı adına kayıtlı olan taşınmazın 255 metrekareye isabet eden hissesini satın aldığını taşınmazın kadastro çalışmalarından sonra 26 parsel numarasını aldığını, belirterek tapu kaydının iptaliyle davalı adına kayıtlı olan hissenin adına tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar dairemizin 03.10.2003 tarihli, 2003/6406-6724 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının tescil isteğinin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine dairemizin 06.03.2007 tarihli 2006/15488 E. 2007/2232 K. sayılı ilamı ile sözleşmeye konu yerin bir kısmının imar parselinde kalmış olması sebebiyle sözleşme konusu 255 metrekare yerden düzenleme ortaklık payı kesilerek kalan miktarın pay olarak davacı adına tescili gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, davacı adına pay tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine 21.10.2008 tarihli, 2008/7788 E. 12103 K.sayılı ilamıyla bu kez dava konusu parsel üzerine yapılan binalar nedeniyle taşınmaz kat mülkiyetine dönüştürüldüğünden satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığı bu nedenle kademeli istemin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece davalı … adına açılan davanın ifa imkansızlığı sebebiyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile 64.616.20 TL’nin 29.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Hükmü davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve özellikle dairemiz bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucu karar verilmiş olduğundan davalılar … ve …’nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Davalı … aleyhine açılan davanın istemin dayanağı olan 08.03.1984 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifasının imkansızlığı sebebiyle reddine karar verildiğinden davalı … lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5. paragrafındaki “davalı … kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 6.569.29 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı …’ye verilmesine” sözcüklerinin çıkartılmasına hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.