Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/13914 E. 2009/14611 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13914
KARAR NO : 2009/14611
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27.04.2009 gün ve 2009/3080-5150 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı … ve davalı … Ltd.Şti. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1- Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Esasen HUMK.nun 440/III,3 hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlara karşı karar düzeltme istemine olanak yoktur. Bu nedenlerle davacılardan Bülent …’nun karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı yüklenici … İnşaat Ltd.Şti.nin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı … tarafından açılan ve birleşen davada yüklenici … İnşaat Ltd.Şti.nin 5055 ada 3 parselde yapmakta olduğu binanın 17 numaralı bağımsız bölümünün 7.11.2001 günlü sözleşme ile temlik edildiği ve bedelinin ödendiği iddiası ile bu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescil isteğinde bulunulmuştur.
Yüklenici … İnşaat Ltd.Şti. ise konut satış bedelinin ödenmediğini, davacının imzası bulunan ibranamelerde şirketi ibra ettiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket temlik sözleşmesi ile kararlaştırılan bedelin ödenmediğini savunduğundan bu savunma üzerinde durulmalıdır. Zira, davacının alacağın temliki hükümlerinden yararlanabilmesi için temlik konusu alacağın kararlaştırılan bedelini ödemesi, ödemenin yapılmadığı savunulursa bunu kanıtlaması gerekir.
Taraflar arasındaki 7.11.2001 günlü ‘konut satış sözleşmesi” başlıklı belgenin 15.maddesinde şirket yönetimine arsa bedelinin ayrıca daire tesliminden önce ödeneceği, 19.maddesinde ise “Belediye iskan ruhsatı alınıp bayındırlık iskan birim fiyatlarına göre hesap edilecek olan inşaat maliyet bedeli bağımsız bölüm alıcısına teslim edilirken fatura kesilecektir. Faturada meydana gelen KDV, satıştan doğan %8 harç, tapu ve iskan masrafları, düzenlenen senetlerin damga pulları ve giderleri, trafo, kanalizasyon, ASKİ, TEK, Abanman depozit ve katılım payları ödemek zorundadır. Aksi takdirde satış iptal edilecektir. Enflasyon oranı DİE.nin toptan eşya fiyatları için açıkladığı rayiç değerler ayrıca inşaat bedelinin üzerine eklenecektir” hükmü bulunmaktadır.
Görülüyor ki, 7.11.2001 günlü temlik sözleşmesinde bedel kararlaştırılmamış, ancak bedelin hangi yöntem uygulanarak saptanacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözleşmenin 19.maddesindeki yönteme uygun bedel bulunmadan temlik konusu hakka ilişkin bedelin ödendiğinin kabulü olanaklı değildir. O yüzden öncelikle, 17 numaralı bağımsız bölümün sözleşmeye uygun olarak teslim tarihindeki bedeli bilirkişiye hesaplattırılmalıdır. Diğer yandan yüklenici şirket, ödenmeyen bedelin tahsili için Adana Tüketici Mahkemesinin 2008/356 esasta kayıtlı davayı açtığından ve davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğundan her iki dava dosyası birleştirilmelidir.
Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda belirtilen yöntemle bilirkişilere 17 numaralı bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan bedelini tespit ettirmek, davacıdan yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin delillerini sorup saptamak, bunun dışında davalının savunmasında geçen ibranameleri değerlendirmek, davacının ödemediği bir kısım bedel varsa bunu davalı şirkete ödenmek üzere depo ettirmek, birleşen davayı da bunun sonucuna uygun hükme bağlayarak uyuşmazlığı birlikte ifa kuralları doğrultusunda çözmek olmalıdır. Tüm bu yönler üzerinde durulmadan, temlik konusu hakka ilişkin bedel ödenmiş gibi davanın kabulü doğru olmamıştır.
Kabule göre de, 5055 ada 3 parsel üzerinde yapılan inşaata ait tapu kayıt örneği getirilmeksizin yapıda kat mülkiyeti kurulmuş gibi doğrudan bağımsız bölüm numarası verilerek tescil hükmü kurulması da yerinde değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacılardan Bülent …’nun karar düzeltme dilekçesinin reddine, 2.bent uyarınca hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme red harçlarının davalı Bülent … ve davacı … Limited Şirketine iadesine, 24.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.