YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14139
KARAR NO : 2009/14828
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 1, 3, 142/12, 167/12, 51, 86, 279, 404, 1189, 1690, 1692, 2135, 3309, 4500, 4563 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliki “…kızı …”; “…kızı …”; “…kızı … …”; “…kızı … …” ve “…kızı … …” yazılı kimlik bilgilerinin “…kızı … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı, murisine ait taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıt bilgileri ile uyumlu hale getirilmesi istemiştir.
Mahkemece, dava konusu 142/12, 167/12-51, 158/1, 159/3, 103/86 parsel sayılı taşınmazlara ait tapulama tutanakları ile 103/86 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı da getirtilmemiştir. Yapılan nüfus araştırması sonucunda 9 tane “…kızı … …” nüfus kaydı bulunmuştur. Bu nedenle, ismi düzeltilmesi istenen “…kızı … …’a” ait anne, baba ve kardeşleri gösterir nüfus kayıt tablosu ile tapu kayıtlarının tüm dayanakları getirtilerek bağlantı oluşturacak biçimde incelenmelidir. Diğer yandan, taşınmazların bulunduğu mahallerde tapu kaydında kimlik bilgilerinin hatalı yazıldığı iddia edilen tüm kayıt malikleriyle ismi düzeltilmesi istenen “… … kızı … …”ın aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi içini araştırma yapılması gerekirken, “… …” ile “Ayşeana …”nın ayını kişi olup olmadığının tespiti için zabıta araştırması yapılmıştır.
Bu nedenle, Mahkemece, mülkiyet aktarımına neden olunmaması için 103 ada 86 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ile getirtilmeyen tapulama tutanakları tüm dayanaklarıyla birlikte getirtilmeli, ismi düzeltilmesi istenen “… … kızı … …”ın kök nüfus kayıtları ile uyumlu olup olmadığı denetlenmelidir. Ayrıca, zabıta araştırması davayı açıklığa kavuşturacak biçimde yeniden taşınmazların bulunduğu mahallerde yaptırılmalıdır. Bütün bu araştırma ve incelemeler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, hüküm fıkrası mümkün ise sıra numarası verilerek şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde çok açık, infazı olanaklı biçimde oluşturulması gerektiği HUMK.nun 388 ve 389 maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece, taşınmazların bulunduğu köy ve ada numarası belirtilmeden infazda duraksamaya ve kuşkuya neden olacak biçimde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 29.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.