YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/433
KARAR NO : 2009/1559
KARAR TARİHİ : 10.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 369 parselde adı geçen paydaşların yazılmayan soyadlarının “…” olarak yazılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesini isteyebilir. Ayrıca bu tür davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda; mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de, davacının murisi olan … …’nin tapu kayıtlarında soyadı yazılı bulunmaktadır. Diğer tapu kayıt malikleri …, …, …, …, … evli ve çocuklu olup çocukları sağdır. Davacı …, …, …, …, …’nin mirasçısı olmayıp bu kişilere ait pay üzerinde hak sahibi bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek davacının, paydaş …, …, …, … ve …’nin isminin düzeltilmesi isteminde aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, paydaş … …’nin ise tapu sicilinde soyadı yazılı olduğundan davanın reddi gerekirken istemin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, hükmün 2. bent uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.