YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5063
KARAR NO : 2009/5743
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.09.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 645 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 643 parsel sayılı taşınmaz maliki davalıların taşınmazına toprak yığmak ve sınıra tehlike arz eder şekilde duvar yapmak suretiyle elattıklarını ileri sürerek, toprağın kaldırılmak, duvarın ise yıkılmak suretiyle elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalılar, davacının 645 parsel sayılı taşınmazda hafriyat ve teraslama çalışması yapmak suretiyle tehlike yarattığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların yaptığı duvarın tecavüzlü olmadığı, davacının 645 parsel sayılı taşınmazda yaptığı hafriyat ve teraslama çalışmalarının davalılar tarafından yapılan duvarı tehlikeye düşürdüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 737. maddesi uyarınca “ Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.” Aynı yasanın taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenleyen 730. maddesinde ise “ Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski haline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir” hükmü mevcuttur.
Mahallinde yapılan keşif ve özellikle 27.09.2007 tarihli ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen ek raporda, davalılar tarafından yapılan istinat duvarının davacıya ait 645 parsel sayılı taşınmaza tecavüzünün olmadığı, mevcut haliyle tehlike de arz etmediği ancak davacıya ait parselden ve istinat duvarının temel kotunun altından toprak alınması halinde istinat duvarının tehlike arz edebileceğinin bildirilmiş olmasına göre, davalılar tarafından yapılan istinat duvarının kaldırılması isteminin reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
Ne var ki; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.05.2007 tarihli rapor ve krokide … renkle gösterilen 76 metrekarelik alanda yığılı toprağın davalılar tarafından atıldığı ve 645 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bu alana yığılı toprağın kaldırılmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar vermek gerekir iken, bu istemle ilgili gerekçe de gösterilmeden davanın tümüyle reddedilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz İtirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 07.05.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.