Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5087 E. 2009/6880 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5087
KARAR NO : 2009/6880
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Tüzel Kişiliği, Sandıklı Mahallesi 542 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzyılı aşkın zamandır köyün yaylası olarak kullanıldığını, ancak 1996 yılında yapılan kadastro tesbitinden sonra Hazine adına ham toprak vasfı ile tescil edildiği, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dosya içinde mevcut bilgiler ve keşif sırasında dinlenen komşu köylerde yaşayan yerel bilirkişiler beyanına göre; davacı köy halkının dava konusu taşınmazı uzun yıllardır yayla olarak kullandıkları, çadır kurarak hayvancılık ve arıcılık yaptıkları, davacı köy halkının burayı hiç terketmediği, kadimden beri dava konusu yerin yayla olarak kullanıldığı, öncesinde … Köyünün bir mahallesi iken davacı köy tarafından kullanıldığı, daha sonra davacı köyün ayrılarak ayrı köy tüzel kişiliği olduktan sonrada taşınmazı yayla olarak kullanmaya devam ettikleri anlaşılmıştır. Yine yargılama sırasında dinlenen tutanak bilirkişisi, köy halkının dava konusu yeri kadimden beri yayla olarak kullandığını, ilkbahar ile sonbahar arasında yayla da oturulduğunu, köyün yaylası olan bu yerle ilgili tutanağın taşınmaz başına gelinmeden düzenlendiğini ve görmeden imzaladığını beyan etmiştir. Davacı tanıkları da
yerel bilirkişilerin ve tutanak bilirkişisinin beyanlarını doğrular şekilde beyanda bulunarak dava konusu yerin kadimden beri davacı köyün yaylası olduğunu ve hiçbir zaman terkedilmediğini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının yayla iddiasını ispatladığı anlaşılmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ret kararı verilmesi yanlış olmuş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.