Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5230 E. 2009/5845 K. 11.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5230
KARAR NO : 2009/5845
KARAR TARİHİ : 11.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.3.2005 gününde verilen dilekçe ile sınır uyuşmazlığı, muarazanın giderilmesi ve müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı köy vekili ve davalı köy vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne taraf vekillerinin duruşma istemlerinin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı köy, kendi idari sınırları içerisinde kalan ve Orman İşletme Müdürlüğü’nün köy halkına bıraktığı taşınmaz bölümlerine davalı köyün sınır uyuşmazlığı yaratarak oluşturduğu haksız elatmanın idari sınır belirlenmesi suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği üzerinde çekişme yaratılan taşınmaz bölümünün kendi sınırları içersinde bulunduğunu açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taraf köyler arasındaki idari sınırın 16.6.2008 tarihli keşif krokisinde belirtilen şekilde tespit edilen hat olduğu, buna göre davacı köyün kesim yaptığı ormanlık alanın davalı köy sınırları içerisinde kaldığı, davalı köyün kesim yaptığı alanın ise kısmen davacı köy sınırı içerisinde kaldığı nedeni ile davalının kısmen müdahalesinin menine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus köy idari sınırlarının tespitinde mahkemelerin yetkili olmadığıdır. Çünkü köy idari sınırlarının belirlenmesi görevi idari mercilere aittir. Mahkemenin bu saptamayı bir yana
bırakarak idari makamların görevine giren bir konu hakkında hüküm kurması doğru değildir.
6831 sayılı Orman Kanununun 37. maddesi hükmü “Devlet ormanlarından çıkarılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, …, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ürün ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya işyerindeki veya civarındaki köylülere ilanen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarının veya … güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve tevsiki halinde bu ürün ve artıkların diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya orman idaresince istihsal olunup satılabilir…” şeklindedir. Diğer taraftan yasanın 40. maddesi de “Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile … güçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin … güçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtımı veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir…..” hükmünü taşımaktadır.
Yasanın yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde 6831 sayılı yasa hükümleri uyarınca yaptırılacak üretim ve nakliyat sahasının hangi köy mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan; kanun koyucu üretim faaliyetlerinde üretim sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır. Fakat üretim sahalarındaki işlerin kime verileceği yetkisi ise kanuna göre uygulamayı yapacak Orman İşletme Müdürlüğünündür. Başka bir anlatımla, bu
gibi davalarda Orman İşletme Müdürlüğünün yaptığı tercih önem kazanmaktadır.
Dava, 24.3.2005 tarihinde açılmıştır. Orman idaresi 29.6.2006 tarihli yanıtında 2004 – 2005 kesim yıllarına ait taraf köylerin haklarını gösterir yazı ve ekini dosyaya göndermiştir. O yüzden mahkemece yerinde yeniden keşif yapılarak köy idari sınırları gözetilmeksizin hangi bölümlerin taraflardan hangisine işletmek üzere bırakıldığı saptanmalı, dava bu saptamanın sonucuna göre karara bağlanmalıdır. Mahkemece bütün bu yönler gözetilmeksizin istek idari sınırlar dairesinde hükme bağlandığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.5.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.