YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5689
KARAR NO : 2009/6279
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, çekişme konusu 1171 sayılı parselin 650/2900 hissesinin davalıya ait kayıttan iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.maddeleri gereğince …, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.
Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde … yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı
sahibinden isteyebilir. Ancak, yasa koyucu bu tür isteğin kabulü için bazı koşulların bir arada bulunması zorunluluğunu aramaktadır.
Bu koşullardan birisi de, taşınmazın ifrazen veya hisseli olarak tescilinin olanaklı bulunmasıdır.
Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Arazi ve Arsa Düzenlemesi” başlıklı 18/son maddesi hükmüne göre; “Veraset yolu ile intikal eden,bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz”. Planı yapılmayan yerlerde arsaların küçük parçalara ayrılması o bölgede imar planı yapılmasını ve uygulanmasını zorlaştırdığından anılan hükümle imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılması yasaklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta da, 2900 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmaz köy idare sınırları içerisinde bulunmakta olup tapuda tarla niteliği ile kayıtlıdır. Davacı, bu yerin yapılaşma amacıyla kullanıldığını öne sürdüğünden ve bu husus keşfen de saptandığından taşınmazın hisselere bölünerek tescil olanağı yukarıda sözü edilen yasa hükmüne göre olanaksızdır.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılmak suretiyle hisse tesciline karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.