YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6026
KARAR NO : 2009/7319
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2007 gününde verilen dilekçe ile ruhsat sahasında temdit başvurusuna izin verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 03.02.2005 tarihli Maden Kanununun Uygulama Yönetmeliği uyarınca Orman İdaresine yenileme için doğrudan başvurmayan davalı ruhsat sahibi namına başvuru yetkisi verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı ruhsat sahibi, yetki talebinde bulunan işletmecinin 35.000 m2 yüzölçümündeki yerde yapılması Orman İdaresinin iznine tabi işleri onay almadan yaptığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, Borçlar Kanununun 97.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre, bir şeyin yapılmasıyla ilgili borç, borçlu tarafından yerine getirilmezse alacaklı masrafı borçluya ait olmak üzere yerine getirilmeyen borcun kendisi tarafından ifasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Böyle bir talebin hukuki dayanağı ise, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerindeki hükümler olacaktır. Mahkemece kurulacak hüküm ise, borçlunun yerine getirmediği sonuç edim yerine geçer. Fakat bu gibi istekle mahkeme önüne gelen alacaklının sözleşmenin ifası aşamasında kusursuz olması, hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekir. Somut olayın çözümü tarafların sözleşmenin ifasında kusurlu olup olmadıklarını açıklığa kavuşturulması ile mümkündür.
Eldeki davada; Orman Bakanlığı davalıya verdiği 29.06.1999 tarihli izin yazısında ve davacının da 07.07.1999 tarihli taahhütnamesinde işletme için izin talebinde bulunulan sahada her türlü bina ve yardımcı tesislerin yapımının bakanlığın onayına tabi olacağını belirtmiştir. Kaldı ki, yanlar arasındaki 09.08.1999 tarihli rödevans sözleşmesinin 2.maddesi de aynı hususu hükme bağlamıştır. Ne var ki, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının bu sahada Orman İdaresinden izin almadan idare binası inşa ettiği, eleme-kırma ünitesi tesis ettiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki davacı, hem Orman Bakanlığının izin yazısında çizdiği çerçeveye hem de kendisi tarafından verilen 07.07.1999 tarihli taahhütnameye ve 09.08.1999 tarihli rödevans sözleşmesine aykırı davranmıştır. Bu tutum ve davranışlar, davacının kusurlu olduğunun kabulünü gerektirir. Kusurlu olan davacının, Borçlar Kanununun 97.maddesinin 1.fıkrasından yararlanarak nama ifaya izin isteme olanağı yoktur.
Mahkemece, yapılan bu hukuksal saptama bir yana bırakılarak hukuki olan bir konuda bilirkişi raporuna bağlı kalınmak suretiyle istek yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.