YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6166
KARAR NO : 2009/7644
KARAR TARİHİ : 17.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.04.2007 ve 10.07.2007 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi, kal ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … ve … A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacı şirketin 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğunu ve bu yerde davalı … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’ne verdiği bayilik yoluyla intifa hakkını kullandığını, bu arada müvekkilinin … A.Ş. ile yaptığı sözleşme nedeniyle bayisine otogaz satış sözleşmesi süresi sonuna kadar otogaz satışına izin verdiğini, ancak sözleşme süresinin dolduğunu, buna rağmen … A.Ş.nin ve diğer davalının otogaz tesislerini kaldırmadığını ve tabelaları da bulundurmaya devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, otogaz tesisinin kal’ine ve taraflar arasında muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada ise, bayisi … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’nin … A.Ş. ile değil … A.Ş. ile otogaz satış sözleşmesi imzaladığını, aynı şekilde … A.Ş. ile de çerçeve sözleşme imzaladıklarını beyanla taleplerini tekrarlamıştır.
Davalı …Ş., davanın reddini savunmuş, … A.Ş. ise kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının sözleşme uyarınca gaz satışları sebebiyle kar payı aldığını, bayileri … Akaryakıt Tur. Taş.
İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’nin 20.03.2005 tarihinde sona erecek olan otogaz satış sözleşmesinin süresini uzattıklarına dair kendilerine ihtar çektiğini, ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna göre, davacının bir yerde sadece kendi ürünlerinin satılmasına yönelik olarak yapacağı bir sözleşmenin hükümsüz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, otogaz bayilik sözleşmesinin süresinin 20.03.2005 tarihinde dolduğu belirtilerek davanın kabulü ile tesislerin kaldırılması ve … A.Ş.ye teslimine karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmişlerdir.
1-Öncelikle davalı … A.Ş.nin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Davacı yan, intifa hakkı sahibi oldukları taşınmazda bu hakka dayanarak elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğunu ileri sürmekte ise de dayanılan vakıalar doğrultusunda uyuşmazlığın temelini intifa hakkını davacı adına kullanan bayi ve bu bayi ile diğer davalı … A.Ş’nin yaptığı otogaz satış sözleşmesi ve bu sözleşmeye onay veren çerçeve sözleşmede tanınan sürenin sona erdiği iddiası oluşturmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı …nin 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğu ve bu yerde davalı … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’ne bayilik verdiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket, … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’nin de içinde bulunduğu çok sayıda bayisine bu tip tesislerde belli bir süre için otogaz satışı izni vermiştir. Bu arada davacı, davalılardan … A.Ş. ile otogaz tesisi kurulması ve satış yapılmasına onay verme anlamında bir çerçeve sözleşme imzalamıştır. Bu çerçeve sözleşme 02.01.2001 tarihli olup buna göre, bu sözleşmenin ekindeki bayi listesinde bulunan tesislerde net kardan %15 pay almak şartıyla otogaz satışına izin verilmiştir. Ekli listede yer alan tesislerden birinin de davalılardan 2. sırada yer alan … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti.’ne ait olduğu anlaşılmaktadır. Listede … Akaryakıt Tur. Taş. İşl. Tic. San. Ltd. Şti. ile … A.Ş. arasındaki otogaz satış sözleşmesinin başlangıç tarihi 20.03.2000 süresi de 5 yıl olarak gösterilmiştir.
Çerçeve sözleşmede otogaz satışının süresi sözleşmenin 3-a maddesinde belirlenmiştir. Bu maddeye göre davacı …, sözleşme ekindeki listede belirtilen istasyonlarında … A.Ş.nin “otoaygaz” markası ile satış yapmasını … A.Ş. ile istasyon arasında imzalanmış olan otogaz satış sözleşmesi sürelerinin sona ermesine kadar izin vermiştir. Süresi sona eren sözleşmelerle ilgili olarak taraflar sona erecek ilk sözleşmenin bitim tarihinden 3 ay önce bir araya gelerek durumu değerlendireceklerdir. Dosya incelendiğinde, davacının
davalı …’a sözleşme süresi dolmadan önce 26.02.2004 tarihinde bu sözleşmeyi yenilemeyi düşünmediklerini belirten yazı gönderdiği görülmektedir. Davacı yan ayrıca … 41. Noterliğinden 26.03.2007 tarihli ihtarname ile davaya konu istasyondaki otogaz faaliyetlerinin durdurulması ve tesislerin kaldırılması için ihtarname gönderdiklerini ileri sürmektedir.
Çerçeve sözleşme dikkate alındığında sözleşmenin süreli olduğu ve yenilenmesinin tarafların anlaşmasına bağlı bulunduğu, davacı … ile davalılardan … A.Ş. arasında böyle bir mutabakatın sağlanamadığı, tam aksine davacının söz konusu sözleşmeyi yenilememe konusundaki iradesini karşı tarafa bildirdiği görülmektedir. Davacı şirket, bununla birlikte dosya içerisinde bulunan ve gönderildiğini iddia ettiği ihtarnamelere rağmen ve davanın açılmasından sonra da çerçeve sözleşmeye göre kendisine düşen kar payını almaya devam ettiği dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Bütün bunlardan ayrı olarak davalı … A.Ş. 29.11.2006 tarihli yazılı bildirimle …’ın otogaz satışı yapılan istasyonlara kendi amblemlerinin konulmasını i stendiğini savunmuştur.
Somut olay, bu şekilde ortaya koyduktan sonra taraflar arasındaki bayilik sözleşme ilişkisinin devam edip etmediği olgusunun saptanması gerekmektedir.
Bayilik sözleşmeleri kanunda düzenlenmemiştir. Bu nedenle bayilik sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde Borçlar Kanununun sözleşmeye ilişkin genel hükümlerinden yararlanılmaktadır. Bilindiği gibi sözleşme “iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir” şeklinde tanımlanmaktadır. Borçlar Kanununun 1. maddesinde tanımını bulan sözleşmenin tamamlanabilmesi için rıza beyanı açık olabileceği gibi zımni (örtülü) de olabilir.
Taraflar arasındaki 02.01.2001 tarihli sözleşme ile davalılar arasındaki otogaz satış sözleşmesinin süresi sonuna kadar davacının intifa hakkı sahibi olduğu taşınmazda bu hakkını kullandırttığı bayisinin otogaz satışına oluru vardır. Otogaz satışı sözleşmesi sona ermeden önce de değinilen çerçeve sözleşmesinin 3-a maddesi gereği sözleşmenin süresinin uzatılmayacağı da davalılara bildirilmiştir. Ne var ki, davalılar faaliyetlerini sona erdirilen sözleşme hükümleri çerçevesinde sürdürmeye devam ettirmişlerdir.
Gerçekten de, sözleşme süre bitmesine rağmen aynı koşullarda fiilen devam ettirilmiştir. Sözleşmenin kurulmasında olduğu gibi devamında da tarafların rızasının açık ya da örtülü olabileceği kuşkusuzdur. Davacı yanın sözleşme ilişkisinin sürdürülmesine dair açık bir beyanı yoktur. Susma (olumlu
ya da olumsuz) bir beyanda bulunma olarak kabul edilemez. Ancak bazı durumlarda, Borçlar Kanunu 1/2 maddesi anlamında örtülü bir irade beyanı sayılabilir. Bu örtülü beyanın karşı taraf açısından olumlu yönde bir irade beyanı kabul edilip edilmeyeceği Türk Medeni Kanununun 2. maddesi uyarınca değerlendirilerek saptanmalıdır. Ayrıca, karşı tarafın susmanın kendisine örtülü bir irade beyanı olarak bağlanmasına yol açan olguları bilmesi ya da bilebilecek durumda olması gerekir.
Somut olayda taraflar tacirdir. Eylemli olarak iki yılı aşan otogaz satışına ses çıkartılmaması, kar payı almaya devam edilmesi ve savunulduğu gibi 29.11.2006 tarihli bildirim ile … A.Ş’nin otogaz tesislerinde kendi amblem ve logolarını kullanmasının istenmesi olgularının karşı tarafça sözleşmenin aynı koşullarda devam ettiğinin kabulü anlamına geleceğini davacı yanın basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerekir. Bu arada …’ın yurt çapında otogaz dağıtım lisansı aldığı 22.03.2007 tarihinden sonra varlığını iddia ettiği 30.03.2007 tarihli ihtarnameyi gönderdiği olgusu da gözden uzak tutulmamalıdır.
Yapılan tüm bu açıklamalar karşısında taraflar arasındaki otogaz satışına dair çerçeve sözleşmenin sona erdiğinin ileri sürülmesi Türk Medeni Kanununun 2. maddesi kapsamında dürüst davranma kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Bu nedenlerle mahkemece, tarafların delil olarak bildirdikleri 30.03.2007 tarihli … 41.Noterliğinden gönderildiği ileri sürülen ihtarname örneği ile amblem ve logolara ilişkin 29.11.2006 tarihli yazı örneğinin temin edilmesi gerçekten sözü edilen belgeler var ise davacı taraf örtülü irade beyanı ile çerçeve sözleşme hükümlerine göre otogaz satışına izin verdiği, 30.03.2007 tarihinde çekilen ihtarname ile otogaz satış sözleşmesine 20.03.2008 tarihinde başlayacak dönem için onay verilmediğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı … A.Ş.nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüştür.
2-Davalı …Ş. ve Petrol Ofisi A.Ş.nin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı başlangıçta davasını yanlış hasma yöneltmiş, bu yanlışlığı fark edince de … A.Ş.ye karşı dava açmıştır. Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davacı ile … A.Ş. arasında sözü edilen otogaz satış sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişki mevcuttur. Bu nedenle … A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken birleştirilerek görülen davalarda davaların bağımsızlıklarını korudukları, her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği hususu gözetilmeden HUMK.nun 388.
maddesine de aykırı olarak infazda karışıklık yaratacak şekilde hangi davanın reddedildiği, hangi davanın kabul edildiği belirtilmeden ve tarafların hak ve yükümlülükleri açıklanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2). bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 17.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.