Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/8814 E. 2009/10013 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8814
KARAR NO : 2009/10013
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.03.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 190, 186, 194, 184, 252, 195, 258, 259 sayılı parsel malikleri tarafından Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacılar temyiz etmişlerdir.
Burada öncelikle üzerinde durulması gereken sorun davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup olmadığıdır. Zorunlu dava arkadaşlığından maksat değişik kimseler tarafından kullanılması veya değişik kimselere karşı kullanılması şart kılınan hallerde o hak üzerinde muhtelif kişilerin hak sahibi olmalarıdır. Kısaca, o hak dava edilecekse davanın o kimselerin tamamı tarafından açılması veya kendilerine karşı o haktan dolayı bir dava açılacaksa davanın hepsine karşı açılmasıdır. Kuşkusuz zorunlu dava arkadaşlığını maddi hukuk tayin eder. Örneğin, elbirliği halinde mülkiyette bu durum söz konusudur. Elbirliği malikleri birlikte malik oldukları eşya hakkında dava açmak isterlerse davanın elbirliği maliklerinin tamamı tarafından açılması veya elbirliği maliklerine dava açılacaksa tamamının davalı gösterilmesi zorunludur. Somut olayda ise; 190, 186, 194, 184, 252, 195, 258, 259 parsel sayılı taşınmaz malikleri zorunlu dava arkadaşı olmadıkları halde birlikte dava açmışlar, yargılama sağlıklı bir biçimde yürütülememiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, HUMK.nun 46.maddesi hükmü gereğince yargılamada sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için zorunlu dava arkadaşı olmayan davacıların birlikte açtıkları davayı tefrik etmek, her bir davacı parselinin geçit ihtiyacını kendi bünyesi içerisinde değerlendirerek bir sonuca ulaşmak olmalıdır. Temyiz eden davacıların bu hususları kapsayan temyiz itirazları yerinde olup karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 29.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.