Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/9454 E. 2009/10322 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9454
KARAR NO : 2009/10322
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.07.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal eski hale getirme, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili davalı aleyhine 26.07.2007 tarihinde verdiği dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi kal ve eski hale getirme bedelinin tahsis tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava meraya vaki elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre;
1- Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2- Hükme dayanak yapılan ziraat mühendisi … imzalı ve 31.03.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda tahrip edilen meranın eski hale getirilebilmesi için öngörülen miktar kal’ine karar verilen ağaçların sökülmesi, mera bitkilerinin yeniden ekilmesi ve gübrelenmesi için gerekli olan masrafların toplamından oluşmaktadır.
Oysa taşınmaz üzerindeki ağaçların sökülmesi ilamın infazını ilgilendiren bir konudur. İcra İflas Kanununun 30.maddesinde bir işin yapılmasına dair ilamının icrası düzenlenmiştir. Elatmanın önlenmesi ve kal kararları bu madde uyarınca infaz edilir. Davalının taşınmazı kullanmaktan vazgeçmemesi ve ağaçları kesmemesi halinde 2.fıkra hükmü uyarınca bilirkişilere infaz gideri hesaplattırıldıktan sonra alacaklı onay verdiği takdirde, ileride hükme gerek kalmaksızın borçludan alınmak üzere ondan peşin alınır, alacaklı onay vermezse borçlunun yeterli miktarda malı haczedilip paraya çevrilerek ilamın gereği yerine getirilir.
Bu durumda mahkemece, sadece meranın ıslahı için gerekli giderlerin hüküm altına alınması gerekirken, kal kararının infazı için saptanan bedelin de tazminat miktarına eklenmesi ve bu miktar için faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte gösterilen nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.