YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9979
KARAR NO : 2009/14119
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.03.2004 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen davalarda tapu iptali tescil, 2004/174 Esas sayılı dosyada ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl dava ile birleşen 2004/177 Esas sayılı dosyada davaların reddine, birleşen 2004/174 Esas sayılı dosyada yükleniciye karşı tazminat bakımından kabulüne dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.12.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin 2004/169 esasında kayıtlı davada davacı … 382 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina yapılmak üzere arsa sahibi davalılar ile yüklenici … arasında 16.10.2000 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 9 numaralı meskenin yüklenici tarafından 02.03.2004 tarihinde kendisine satışının vaat edildiğini, bu bağımsız bölümün iptali ve adına tescilini, aynı davacı 2004/177 sayılı dava dosyasında dava konusu yaptığı 9 numaralı bağımsız bölümün arsa sahipleri tarafından tapuda davalı …’e satıldığını, satışın muvazaalı olduğunu, … üzerindeki kaydın iptal ile adına tescilini istemiştir.
Davacı …, mahkemenin 2004/174 esasında kayıtlı davada 16.10.2000 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 6 numaralı bağımsız bölümün 03.09.2001 günlü satış vaadi sözleşmesi ile onun tarafından satışının vaat edildiğini, 6 numaralı bağımsız bölümün arsa sahibi olan davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde 10.000 TL. tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı arsa sahipleri, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, davacıların onun temliki işlemine dayanamayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan …, tapuya güvenerek taşınmaz satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, açılan davanın reddini savunmuş, davalı yüklenici ise savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine, davacı … tarafından açılan davadaki ikinci kademedeki istek olan davanın kabulü ile 10.000 TL.nin davalılardan yüklenici …’den tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleşen davanın davacıları … ile … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile inşaatın getirildiği fiziki seviyeye nazaran mülkiyet aktarımı isteminin ancak birlikte ifa kuralı uyarınca mümkün bulunmasına, ne var ki davacılardan … vekili ile asilin 26.03.2009 günlü oturumda eksikliklere karşılık arsa sahiplerine ödeme yapmayacaklarını belirttiklerine göre davacılardan …’in bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Gerçekten mahkemece doğru olarak saptandığı üzere yüklenicinin temlik işleminin sonuç doğurması için arsa sahiplerine karşı olan tüm edimlerini yerine getirmesi gerekir. Ancak, 25.01.1984 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinde vurgulandığı üzere olayın niteliği ve özelliği haklı göstermekte ise Türk Medeni Kanununun 2. maddesi dikkate alınarak birlikte ifa kuralı gereğince tescile karar verilebilir.
Somut olayda yaptırılan tespit sonucu alınan 07.05.2004 tarihli bilirkişi raporundan inşaatın getirildiği fiziki seviye %45 olarak saptanmış iken bu seviye 23.07.2004 tarihli raporda %59, 27.04.2007 tarihli rapoRda ise %94.5 olarak belirlenmiştir. İnşaatın getirildiği bu fiziki oran davanın reddini gerektirecek bir seviye değildir. Kısaca, fiziki seviyesi bu orana ulaşmış bir inşaatla ilgili açılan bir davada kalan kısmının bedelinin ödenmesi koşulu ile arsa sahipleri tescile zorlanabilir.
Ne var ki, bu durumda dahi olayda 9 numaralı bağımsız bölüme tapuyla malik olan davalı …’in durumunun Türk Medeni Kanununun 1023. ve 1024. maddeleri çerçevesinde tartışılması gerekir.
Tüm bu açıklamalara göre mahkemece yapılması gereken iş; yerinde keşif yapılarak inşaatın durumunu saptamak, kalan eksik ve ayıplı işler varsa parasal değerini bilirkişilere hesaplatmak, bunların bedelini davacılardan …’a depo ettirmek, tapuda malik olan …’in durumu hakkında taraf delillerini toplamak ve hukuki durumunu Türk Medeni Kanununun 1023 ve 1024. maddeleri çerçevesinde değerlendirmek, böylelikle oluşacak sonuca uygun bir karar vermek olmalıdır.
Davacı …’a yöneltilen davanın eksik inceleme ve araştırmayla reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan …’in bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). bent uyarınca davacı … yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 15.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.