YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10598
KARAR NO : 2010/13174
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, dava konusu 973 ada 128 parseldeki 1/2 hissenin banka hesabından bilgi ve rızası dışında çekilen para ile satın alınıp davalı adına tescil edildiğini, davalının ve ailesinin taşınmazı satın almak için yeterli alım gücü bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın davacı hesabından davalının babası ve kardeşi tarafından gizlice çekilen para ile satın alındığı, hiçbir geliri bulunmayan davalı adına tescil edildiği, daha sonra 1/2 hissenin davacıya iade edildiği, kalan miktar için senet verildiği halde bu senet bedellerinin de ödenmediği, çeşitli hileli yollara başvurulduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 705. maddesinde taşınmaz mülkiyetinin istisnalar hariç olmak üzere tescille kazanılacağı, 706 vd. maddelerinde kazanma yolları (hukuki işlem, işgal kazandırıcı zamanaşımı vs.) sayılmış ve nihayet 716. maddede mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimsenin, malikin kaçınması halinde hakimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebileceği hususları düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı, banka hesabından bilgisi dışında alınan para ile edinilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş ise de, bu hususun yasada belirtilen mülkiyetin kazanılması sonucunu doğuracak bir hukuki sebep ve 05.02.1947 tarihli ,20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen inanç sözleşmesi olarak kabulüne olanak yoktur. Davacının ancak alacak davası açabileceği gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının, yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.