YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10761
KARAR NO : 2010/11670
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Malatya Şoförler ve Otomobilciler aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, mülkiyeti dava dışı Malatya Belediyesine ait … Cad. eski belediye binası yanında bulunan taksi durağını 01.06.2009 tarihli sözleşmeyle belediyeden kiraladıklarını, davalı taksi şoförlerine kira karşılığı kullandırdıklarını, ancak davalılardan Malatya Şoförler ve Taksiciler Odası Başkanlığının bu yere “… Taksi” yazılı tabelayı koyduğunu, davalı taksi şoförlerinin de kira parası ödemediklerini, bu suretle muaraza çıkardıklarını, haksız muarazanın giderilmesini, “… Taksi” tabelasının kaldırılmasını, 570,00 TL haksız işgal bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, Malatya Valiliği İl Trafik Komisyonunun 09.10.2001 tarihli kararıyla taksi durağı işletmeciliğini ortadan kaldırdığını, böylelikle davacılara taksi park ücreti ödemelerinin gerekmediğini, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı Malatya Şoförler ve Otomobilciler aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar ile davalı gerçek kişiler temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davacıların, Malatya Valiliği İl Trafik Komisyonunun 09.10.2001 günlü kararının iptali için Malatya Bölge İdare Mahkemesinin 2009/176 esasında kayıtlı davaya açtıkları, bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü açılan bu davanın sonucuyla yakından ilişkilidir. O yüzden, idari dava sonucu beklenilmeksizin işin esasının çözümlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, anılan dava sonucu beklenerek çekişmenin esasının çözümlenmesi yerine davanın yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.