Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11063 E. 2010/12099 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11063
KARAR NO : 2010/12099
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 958 parsel sayılı taşınmaz maliki …’ın soyadının “…” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, yargılamaya katılmamış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kütüğünde yanlış yazılan malik isminin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz … oğlu … adına tapuda kayıtlıdır. Davacı malik soyadının “…” olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece tapu kayıtları ve dayanakları, nüfus kayıtları getirtilmiş, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile araştırma yapılmış, tanık anlatımlarına da dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, tapu kaydında … oğlu olarak geçen …’ın nüfus kaydına baba ismi … olarak yer almaktadır. Mahkemece bu farklılık üzerinde durulmamış, bu konudaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmiştir. Eksik inceleme ile karar verildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 04.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.