YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11278
KARAR NO : 2010/12636
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuya hatalı tescilin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine dair verilen 31.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 353 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların Mustafa Küçükmotor adına kayıtlı iken ….Noterliğinden verdiği 13.07.2009 tarih 6142 sayılı vekaletname ile 28.12.1970 doğumlu, … T.C. Kimlik numaralı … oğlu …’i vekil tayin ettiğini, … tarafından da …’in vekil tayin edildiği, …’in dava konusu taşınmazları … oğlu … ‘e, onun da davalı …’a tapudan devrettiğini, ancak …’i vekil tayin eden …’in kimlik bilgilerinin …’un vekil tayin ettiği …’e ait kimlik bilgileri ile aynı olmadığı, bu nedenle de …’in yetkisiz kişi tarafından vekil tayin edildiğini, ilgililer hakkında suç duyurusunda da bulunduklarını ileri sürerek yolsuz tescilin terkini ile kayıtların düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, iyiniyetli olduklarını savunmuş, mahkemece kayıt maliki … tarafından da Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesine dayanarak dava açıldığı, davacı Hazinenin davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve yararlarına vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davalı temyiz etmiştir.
1-Öncelikle davacının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 1025. maddesi uyarınca tapu kaydında yapılan işlemlerin yolsuz olduğu iddiasına dayalı düzeltme isteğine ilişkindir. Bilindiği gibi, bir ayni hak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise bunun düzeltilmesini, ayni hakkı zedelenen kişi isteyebileceği gibi tapu memuru da re’sen hakime başvurarak isteyebilir. Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde de kütük üzerindeki belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilmesi için ilgililerin olurunun alınması, yazılı olur olmadığı takdirde düzeltmenin yapılması için defterdarlık veya malmüdürlüğünden dava açılmasının talep edilebileceği hükmü getirilmiştir. Ayrıca, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde de sicildeki yanlışlığın düzeltilmesinde ilgililerin oluru olmadığı sürece yanlışlığın mahkeme kararı ile düzeltilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda da; dava konusu 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların kayıt malikinin vekaletname ile …’e verdiği satış yetkisinin sahte kimlik ile düzenlenen vekaletname ile Kemal Şahin’e devredildiği, tüm bu hususların işlemlerin dayanağı olan belgelerden anlaşıldığı, bu nedenle de …’in yaptığı satışın ve buna bağlı tapuda yapılan işlemlerin yolsuz olduğu ileri sürülmektedir.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere de rücuu eder. Bu nedenle de kütük üzerinde dayanak belge ve bilgilere aykırı olarak yapılan her türlü tescil ve kaydın düzeltilebilmesi için tapu sicil müdürlüğüne dava açma hakkı tanınmıştır. Davacı idarede bu nedenle sahte vekaletname ile satış yapıldığını, işlem sırasında sunulan vekaletnamelerden saptadıktan sonra Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesindeki prosödürü uygulayarak Hazine vekili aracılığı ile eldeki davanın açılmasını sağlamıştır. Kısaca söylemek gerekirse, Hazinenin yolsuz olduğunu iddia ettiği tescilin düzeltilmesini istemekte hukuki yararı ve dava açma ehliyeti vardır. Ayni hak sahibinin de yolsuz tescilin düzeltilmesi davası açması idarenin eldeki davayı açmasına engel değildir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.