Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/1178 E. 2010/2309 K. 03.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1178
KARAR NO : 2010/2309
KARAR TARİHİ : 03.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.05.2007 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro müdürlüğünün 8.5.2007 tarihli işlemi ile 2 parsel sayılı taşınmazının 1800 m2 olan yüzölçümünün 1697 m2.ye düşürüldüğünü ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlar, mahkemece dava rededdilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü
farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut olayda da, kadastro müdürlüğünün 8.5.2007 tarihli işlemi ile dava konusu taşınmaz dışında 3, 4, 5, 8, 9, 17, 343, 344, 345 ve 346 parsel sayılı taşınmazlarda kadastro çalışmaları sırasında alınan poligon noktalarında hatalar olduğu gerekçesiyle düzeltme yapılmıştır. Mahkemece düzeltme işleminin denetlenmesi amacıyla yapılan keşifte davacıya ait taşınmaz ile davalı …’e ait 1 parsel sayılı taşınmazda pafta tersimatının yanlış poligon değerlerine göre yapıldığı bu nedenle tersimat hatası olduğu belirtilmiştir. Düzeltmenin orjinal ölçü değerlerine uygun olduğu ancak düzeltme, pafta ve zemin durumunun birbirine uyumsuz olduğu hususu da saptanmıştır. Mahkemece orjinal ölçü değerleri esas alınarak düzeltme yapıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, düzeltme işlemi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;
Davacıya ait taşınmazların bulunduğu Kelceköy tapulama çalışmaları 23.4.1981 tarihinde başlamış 13.4.1982 tarihihre kesinleşmiştir. Bu çalışmalar sırasında 103/1, 103/2 nolu poligon noktaları esas alınarak davacı ve davalıya ait taşınmazların ölçüm ve tersimatı yapılmıştır. Mut Belediye sınırları içerisinde bulunan Yazalanı Mahallesinin kadastro çalışmaları ise 1.7.1986 tarihinde başlamış 15.12.1988 tarihinde tamamlanmıştır. Bu çalışma sırasında ise 103/1
ve 103/2 nolu poligon değerleri ile aynı olması gereken 3168 ve 3170 nolu poligonların farklı alındığı, arada 3.5 metreye varan kaymalar olduğu saptanmıştır. Gerek düzeltme işleminde gerekse keşifte belirtildiği gibi davacıya ait taşınmazın bulunduğu yerdeki tapulama çalışmalarının daha önce yapıldığı, sonradan yapılan tapulama çalışmalarındaki alanın poligon değerlerine göre davacı taşınmazlarında tersimat hatası bulunduğu kabul edilmiştir. Hemen belitmek gerekir ki, düzeltme işleminin düzeltme yapılacak taşınmaza esas olan orjinal ölçü değerlerine göre yapılması gerekir. Gerek iptali istenen işleme dayanak raporda gerekse keşifte dinlenen bilirkişi raporunda düzeltmeye konu orjinal ölçü değerlerinin Kelceköy tapulama çalışmalarına esas değerler olmadığı, sonradan yapılan Yazalanı Mahallesi tapulama çalışmalarında kullanılan değerler olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda düzeltme işleminin hatalı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece tüm bu yönler gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmaldır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.