Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11918 E. 2010/13080 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11918
KARAR NO : 2010/13080
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Birleştirilen davada 1300 parsel sayılı taşınmazın malikleri davalı gösterilerek 1299 sayılı parsele vaki elatmalarının önlenmesi isteminde bulunulmuştur.
Asıl davanın davacısı Bilal dava konusu taşınmaz bölümünün eşinin babasına ait olduğunu, davacının maliki olduğu 1299 parsele elatmasının olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davanın davalıları ise davanın reddini bildirmiştir.
Mahkemece asıl davanın davalısı Bilal’in pasif dava ehliyeti olmadığından bahisle ve davalı … hakkındaki davadan feragat edildiğinden haklarındaki dava reddedilmiş, birleştirilen davada 1300 parsel maliki olan davalılar hakkındaki dava ise kabul edilmiştir.
Hükmü birleştirilen davanın davalıları temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 683.maddesine göre bir şeye malik olan kimse o şey üzerinde dilediği üzere kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olup, malına haksız elatan kimseye karşı bunun giderilmesi için dava yoluna başvurabilir. Bu tür davalarda davalı olacak kişi veya kişiler ise mülkiyet hakkı sahibinin çapı içerisinde kalan taşınmazda haksız yararlanılanlardır.
Somut uyuşmazlıkta tüm dosya kapsamından davacının 1299 sayılı parseline taşkın bina yapan kişinin davalılardan … olduğu anlaşılmaktadır. Kısaca, yasada sözü edilen “başkasının taşınmazına haksız elatan” davalı … olduğundan davada bu kişiye husumet düşer. Bir kimsenin kayıt malik olması başkasının taşınmazına haksız elatması olmadığı sürece açılan davada hasım olmasını gerektirmediğinden birleşen davadaki davalılar hakkındaki davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine davacı taşınmazına elatmaları varmış gibi davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.