YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11923
KARAR NO : 2010/13077
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, haritasında TH.6 işaretiyle belirtilen mera parseline davalının ev ve ahır yapmak suretiyle haksız elatmasının önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, taşınmazın mera olmadığını, bu yere ecrimisil ödeyerek zilyet olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
4342 Sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Yasanın 4.maddesine göre de, meralarda kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler, devletin hüküm ve tasarrufu altında olup özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında da kullanılamaz. Mera Kanununun 5.maddesine göre; mera kaynakları arasına, devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler de alınabilir. Mera Kanununun 21.maddesi uyarınca da mera, yaylak ve kışlak alanlarının tapu sicil müdürlüğünde tutulan özel sicillere kaydı gerekir.
4342 Sayılı Mera Kanununa ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, yörede mera komisyonu tarafından tespit, tahdit ve tahsis işlemlerine başlandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece mera komisyonunun yaptığı bu çalışmalara ilişkin belgeler ilgili yerlerden getirtilmemiş, keşif yapılarak dava konusu taşınmazla ilişiği de belirlenmemiştir. Yukarıda söz edildiği üzere, yasanın 5.maddesinde sayılan yerler de mera kaynakları arasına alınabileceğinden¸ çekişmeli yer bu gibi taşınmazlardan sayılırsa, davacı mülkiyet hakkı dışında bir sebebe dayanarak iddiada bulunamayacağından, taşınmazın mera olarak kabulü gerekecektir. Aksi takdirde, taşınmazın durumunun genel hükümlere göre incelenmesi gerekir.
Değinilen bu yönler üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.