YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12263
KARAR NO : 2010/12790
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt malikinin miras bırakını olduğunun tespiti ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.09.2010 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Ankara ili, … ilçesi, …, … mevkiinde bulunan 3320 ada 44 (ifrazen 37034 ada 2, 6, 7, 8, 10, 11, 37027 ada 6) parsel sayılı taşınmaz maliki “ … oğlu …’ın” miras bırakanı “… oğlu … ” olduğunun tespiti ile tapu kaydındaki kimlik bilğilerinin düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 37027 ada 6 parsel sayılı parsel yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dosya içinde bulunan deliller ve tapulama tespit tutanağının incelenmesinden, 1955 yılında yapılan tapulama sırasında dava konusu taşınmazın K. Sani 95 tarih 29 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, dayanak tapu kaydı maliki … oğlu …’ın o tarihte dahi mirasçıları bilinmediğinden … oğlu ölü … mirasçıları adına tespit edildiği, davacı miras bırakanı … oğlu … mirasçılarının tapulama tarihi ve sonrasında dava konusu taşınmazlarda hiç zilyet olmadıkları anlaşılmıştır.
Öte yandan; Hazine dava konusu taşınmazların maliki … oğlu …’ın gaip olduğunu bildirerek mallarının idaresinin sağlanması için 3561 sayılı Yasa uyarınca Ankara Defterdarının kayyım olarak atanması istemiyle Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmış, mahkemenin 2004/2260 – 2151 sayılı ilamı ile Ankara Defterdarı kayyım olarak atanmıştır. Davacı 24.04.2007 tarihinde … oğlu …’ın miras bırakanı … oğlu … Küçükparmaksız olduğunu ileri sürerek kayyımlığın kaldırılmasını istemiş, istemi 27.06.2007 tarihinde “… … oğlu …’ın itiraz edenin kök murisi … olduğu sabit değildir. Kayıtların ihdasından bu güne değin taşınmazlar üzerinde itiraz eden tarafın bir zilyetliği olmadığı gibi herhangi bir hak iddiası da olmamıştır ve kayyım tayinine ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek delil ve yargı kararı da ibraz edilmediği…” gerekçesi ile reddedilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinin bu kararı davacı aleyhine güçlü delil niteliğindedir. Kuşkusuz güçlü delilin aksi daha güçlü deliller ile kanıtlanabilir ise de, somut olayda bu olgu kanıtlanamamıştır.
Mahkemece saptanan bu hukuksal olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsiz olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 23.11.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.